Atatürk 100

25 milyar dolarlık illüzyon: Doğal gazı olmayan Fas'ın Avrupa'ya boru hattı projesi sallantıda

Tarih: 22.07.2026 - 09:55

Doğal gaz kaynağı bulunmayan Fas, Nijerya gazını Avrupa'ya taşıma vaadiyle 25 milyar dolarlık hayali bir boru hattı projesine soyundu. Lobi çalışmalarıyla projeyi dev bir başarı gibi sunan Rabat yönetimi; yüksek maliyetler, coğrafi engeller ve Cezayir’in sahaya inmesiyle istediğini elde edemedi

Haber Resmi

Fas, eski adı "Nijerya-Fas Doğalgaz Boru Hattı" olan Afrika Atlantik Doğalgaz Boru Hattı (AAGP) projesiyle medya ve diplomasi alanında olağanüstü bir PR başarısına imza attı.

Middle East Eye'ın haberine göre Batı Afrika ve Sahel bölgesindeki bir düzine ülkeyi geçerek Avrupa’ya gaz tedarik etmesi planlanan proje, uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu.

Fas’ın bu hamlesini dikkat çekici kılan iki temel unsur bulunuyor: Ülkenin neredeyse hiç doğalgaz rezervinin olmaması ve hidrokarbon üretimi veya ticareti konusunda geçmişten gelen bir tecrübesinin bulunmayışı.

Buna rağmen Rabat yönetimi; onlarca milyar dolar değerinde, devasa jeopolitik sonuçları olan bir projeyi sunmayı başardı.

Hatta bu projeyi, Nijerya’yı Nijer üzerinden Cezayir’e ve ardından Avrupa’ya bağlayan Trans-Sahra Doğalgaz Boru Hattı’na (TSGP) rakip ve alternatif bir hat olarak konumlandırdı.

Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgali sonrası Avrupa alternatif kaynak arayışına girdi. Moskova’nın AB’nin boru hattı gazındaki %40’lık payı çakılırken, AB 2027’ye kadar Rus ithalatını tamamen sonlandırma kararı aldı. Cezayir, Norveç’in ardından AB’nin boru hattı gazının yaklaşık beşte birini sağlayarak bu boşluğu önemli ölçüde doldurdu. Fas’ın gazı yoktu ancak bir güzergah sunabilirdi. Fas Enerji Bakanlığı, boru hattını krallığı "Avrupa, Afrika ve Atlantik havzasını birbirine bağlayan ana bir koridor" haline getirecek bir proje olarak pazarladı.

Faslı yetkililer, "kıtanın yeni enerji omurgası" olarak tanıttıkları projeye devasa yatırımlar yaptı. Yıllar boyunca resmi ve gayriresmi diplomasi, iş insanları ve lobiciler, yatırımcı ve müşteri çekmek için yoğun çaba harcadı.

Fas yönetimi, "boru hattı güzergahının kesinleştiğini" duyuracak kadar ileri gitti ve Temmuz 2025’te projeye ilişkin bir dizi sözleşme ile anlaşmanın tamamlandığını bildirdi.

Fas basını gelişmeyi, "Anlaşmalar imzalandı, gelişmiş teknik çalışmalar tamamlandı, yatırımcılar harekete geçirildi ve ilk Fas bölümü yakında başlıyor: Nijerya ile Fas’ı birbirine bağlayan devasa proje tarihi bir eşiğe ulaştı" ifadeleriyle zafer havasında duyurdu.

İletişim kampanyası ekonomik gerçeklere takıldı

Faslı yetkililere ve medya organlarına göre iş bitmişti. Ancak ekonomik mantık, teknik veriler, coğrafya, jeopolitik ve yalın gerçekler; Fas projesinin Trans-Sahra boru hattı ile yarışamayacağını net bir şekilde gösteriyordu.

Keza Trans-Sahra projesi, aynı Nijerya gazını Nijer üzerinden Cezayir’e, oradan da Cezayir’in halihazırda işlettiği boru hatlarıyla doğrudan Avrupa’ya taşıma avantajına sahipti.

Böylesine devasa bir ekonomik ve jeopolitik ölçekteki proje için yalnızca başarılı bir iletişim kampanyası ve nüfuz ağları yeterli olmadı. Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü’nden araştırmacı Ali Aissaoui, bu büyüklükteki bir boru hattının gerçekleşmesi için dört temel şartı işaret etti:

Bu koşullar ışığında AAGP ile TSGP arasında beklenen rekabetin gerçekleşmesi oldukça zor görünüyordu.

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, 16 Şubat’ta Nijerli mevkidaşı Abdourahamane Tchiani’yi ağırlarken, Trans-Sahra boru hattındaki çalışmaların Ramazan sonrasında başlayacağını duyurdu.

Projenin ivme kazanmasıyla birlikte Cezayir, Nijerya ve Nijer Enerji Bakanları, 3 Haziran’da projenin yönlendirme komitesinin beşinci toplantısı için Cezayir’de bir araya geldi. Ertesi gün, üç bakan ve ulusal enerji şirketlerinin başkanlarının katılımıyla Cezayir bölümünün inşaatı Adrar vilayetinde resmen başlatıldı. Bu adım, Fas projesi için fiilen bir son anlamı taşıyordu.

Bütün bunlara rağmen Fas geri adım atmadı ve projeye ABD finansmanı aramayı sürdürdü. Kral 6. Muhammed ile Nijerya Devlet Başkanı Bola Tinubu’nun 2026’nın son çeyreğinde boru hattına ilişkin hükümetler arası nihai anlaşmayı imzalaması bekleniyor.

Atılan imzalar, inşaatı tamamlanmış bir boru hattı anlamına gelmiyor ve projenin temel zayıflıkları varlığını koruyor.

Zorlu güzergah ve iki katı aşan maliyet

Fas'ın tasarladığı AAGP projesi; Nijerya’dan başlayıp Atlantik kıyısı boyunca batıya, Liberya’ya, ardından kuzeye dönerek Fas’ta son bulacak şekilde planlandı. Söz konusu proje, Batı Afrika kıyısındaki 13 ülkeyi ve tartışmalı Batı Sahra bölgesini kapsayan, karada ve denizde toplam 6 bin 900 kilometrelik bir hatta yayılıyor.

Buna karşılık, Nijerya’yı Nijer üzerinden doğrudan Cezayir’e bağlayan Trans-Sahra (TSGP) projesi ise 4 bin kilometrenin biraz üzerinde bir uzunluğa sahip. Hattın yaklaşık 1.000 kilometresi Nijerya, 800 kilometresi Nijer ve 2 bin 300 kilometresi Cezayir sınırları içinde yer alıyor.

TSGP’nin yalnızca üç ülkeden geçmesi, üretim ve imtiyaz hakkı dağıtımına ilişkin müzakereleri sadeleştirirken; dünyanın en fakir ve en istikrarsız ülkelerinden bazılarıyla karmaşık pazarlıklara girilmesini de engelliyor.

Trans-Sahra boru hattının AAGP karşısındaki bir diğer büyük avantajı ise maliyeti. Cezayir ve Nijerya’daki mevcut doğalgaz altyapısından faydalanacak olan TSGP’nin 10 ile 13 milyar dolar arasında bir maliyetle tamamlanması öngörülüyor. Sınır ötesi geçişlerin yapımı ise sürüyor: Cezayir bölümü inşaat aşamasındayken, Nijer bölümünün 2027 başında başlaması planlanıyor.

Fas’ın projesi için gereken finansman ise yaklaşık 25 milyar dolar seviyesinde. Bu rakam, Trans-Sahra hattının yaklaşık iki katı bir maliyet anlamına geliyor.

Ayrıca uzman değerlendirmelerine göre, karmaşıklığı göz önüne alındığında AAGP’nin en az 10 yıl boyunca, yani 2040’tan önce faaliyete geçmesi mümkün görünmüyor.

Kararı Nijerya’nın çıkarları belirleyecek

Fas’ın öne sürdüğü bir diğer argüman ise AAGP’nin Fas’a ulaşmadan önce bir düzine ülkeye gaz sağlayarak Batı Afrika ve Sahel bölgesinin kalkınmasına katkıda bulunacağı yönündeydi. Ancak her bir ülkenin hat üzerinden gaz tüketmesi durumunda, hattın sonundaki Fas’a ve Avrupa’ya ne kadar gaz kalacağı büyük bir soru işareti oluşturuyor.

Nijerya’nın böylesine büyük bir yatırımdaki temel çıkarı, yılda yaklaşık 30 milyar metreküp gibi yüksek miktardaki gazı Avrupa pazarına sevk etmektir.

Avrupa ise Rus gazından tamamen kopma noktasına geldiği için daha pahalı olan sıvılaştırılmış doğalgaza (LNG) bağımlı kalma riskiyle karşı karşıya.

Dolayısıyla nihai kararı, tüm bu ekonomik ve teknik tabloyu göz önünde bulundurarak yalnızca kendi ulusal çıkarları doğrultusunda Nijerya verecek.