Atatürk 100

ABD İran'ı vurmaktan vazgeçti: Trump'ın fikrini Körfez ülkelerinin baskısı değiştirdi

Tarih: 02.08.2026 - 21:32

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıları son anda durdurmasının perde arkasında Körfez ülkelerinin diplomasi baskısı olduğu ortaya çıktı. Katar'ın Hürmüz Boğazı için sunduğu yeni teklif umut yaratırken, Suudi Arabistan gerilimin düşürülmesi için Washington'a çağrı yaptı

Haber Resmi

WSJ'nin bildirdiğine göre ABD Başkanı Donald Trump, arabulucuların stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik planda yeni ilerleme kaydetmesi ve bazı Körfez ülkelerinin Washington'u Tahran'la diyaloğa yöneltmesi üzerine İran'a yönelik yeni bir saldırıyı erteledi.

Trump'ın pazar sabahı erken saatlerde sosyal medya üzerinden saldırıları iptal ettiğini duyurması, en azından şimdilik ABD ile İran arasındaki gerilimi azalttı.

Bu ani yön değişikliği, Trump'ın son dönemde Tahran'a yönelik sert tehditlerle barış anlaşmasının mümkün olduğu yönündeki açıklamalar arasında gidip gelen tutumunun son örneği oldu.

Bölgesel arabulucular, ABD ile İran'ı yeni bir ateşkese yönlendirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Katarlı arabulucular cumartesi günü İran'a Hürmüz Boğazı'nın açılmasına yönelik yeni bir teklif sundu. Arabuluculara göre İranlı diplomatlar teklife olumlu yaklaştı ve bunun bir uzlaşmaya varılabileceği yönündeki umutları artırdığı belirtildi.

Bir İranlı diplomat da Tahran'ın arabulucuların teklifine açık yaklaştığını doğruladı ancak İran'ın nihai olarak teklifi kabul edip etmeyeceğinin henüz net olmadığını söyledi.

Söz konusu teklif, kuzey kıyısında İran'ın, güney kıyısında ise Umman'ın bulunduğu Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için yeni trafik düzenlemeleri oluşturulmasını öngörüyor. İran geçen hafta, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği boğazdaki iki deniz koridorunun en azından bir bölümünü kontrol etmek istediğini açıklamıştı.

Pazar günü itibarıyla yeni teklifin, İran'ın boğazdan geçen gemilerden ücret ya da geçiş harcı alma talebini nasıl ele aldığı ise netlik kazanmadı. ABD bu talebe güçlü şekilde karşı çıkıyor.

Bölgesel yetkililere göre İranlı diplomatlar cuma günü stratejik su yolunun yeniden açılması ve ülkenin petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılması için de yeni öneriler sundu.

Trump'ın açıklamasından sadece birkaç saat önce Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD Başkanı ile telefonda görüşerek bölgedeki gerilimin azaltılması amacıyla diyaloğun sürdürülmesi çağrısında bulundu. Bu bilgi Suudi devlet medyası ve konuya yakın Suudi yetkililer tarafından doğrulandı.

Suudi hükümeti pazar günü yaptığı açıklamada, "Bu tür çabalar olumlu sonuçlar doğuracak diplomatik çözümlerin önünü açar, bölgenin güvenlik ve istikrarını korurken bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarı tehdit edecek daha geniş çaplı bir çatışmanın önüne geçer" ifadelerini kullandı.

Konuya yakın yetkililere göre Veliaht Prens, ABD'nin İran stratejisi ve planlanan saldırılar konusunda da Trump'tan daha fazla netlik talep etti.

Perde arkasında ise Körfez ülkelerinin, savaş uzadıkça kendi topraklarının sık sık İran saldırılarına maruz kalmasına neden olan ve ABD'nin net bir strateji ortaya koymadığını düşündükleri yaklaşım nedeniyle Washington'a yönelik hayal kırıklığı yaşadığı belirtiliyor.

Yetkililere göre Körfez ülkeleri son haftalarda ABD'den daha fazla hava savunma sistemi talep etti ve karşılıklı saldırıların sürmesi halinde Amerikan ordusunun kendilerini koruyacağına dair güvence istedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de cumartesi günü Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dahil olmak üzere birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla görüştü. İran Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı görüşme özetine göre Arakçi, ABD veya İsrail'in saldırması halinde Tahran'ın kendini savunmak için sert karşılık vereceğini ve sonuçlarından Washington'un sorumlu olacağını söyledi.

BAE, İran'a karşı daha sert bir tutum istiyor

Ancak tüm Körfez ülkeleri gerilimin düşürülmesini desteklemiyor. Konuya yakın üst düzey Körfez yetkililerine göre Birleşik Arap Emirlikleri gibi bazı ülkeler son günlerde Trump'a İran'a karşı daha kararlı adımlar atması yönünde telkinde bulundu.

Bu yetkililer, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ABD gerilimi artırmadan, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmeden ve hatta olası kara harekatını değerlendirmeden taviz vermeyeceğini savundu.

Suudi Arabistan ise gerilimin azaltılmasını istikrarlı biçimde savunmayı sürdürüyor. Krallık daha önce ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı açmaya yönelik askeri girişimini engellemiş ve bu durum iki ülke arasında diplomatik gerilimin büyümesine yol açmıştı. Suudi Arabistan daha sonra geri adım atsa da ABD'li yetkililer ilişkilerde oluşan hasarın kolay kolay giderilemeyeceğini belirtmişti.

ABD'nin askeri tırmanışa gitme ihtimali halen masada olsa da konuya yakın bir kaynağa göre İsrailli yetkililer, Trump'ın Orta Doğu ülkeleri açısından ağır maliyet doğuracak kapsamlı bir savaşa dönmektense anlaşmayı tercih ettiğini düşünüyor.

Kamuoyu yoklamaları ise İran'la savaşın ABD'de geniş kesimler tarafından desteklenmediğini ve bunun Cumhuriyetçilerin kasım ayındaki ara seçimlerdeki umutlarını zayıflattığını gösteriyor.

İranlı diplomata göre Tahran yönetimi Trump'ın siyasi açıdan kırılgan konumunun farkında ve gerektiğinde bunu kullanmayı planlıyor. Diplomasi başarısız olursa Devrim Muhafızları'nın, ABD saldırmasa bile önleyici saldırı seçeneğini değerlendirdiği belirtildi.

Eski İsrail askeri istihbarat yetkilisi ve Tel Aviv'deki Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı olan Danny Citrinowicz ise 28 Şubat'ta başlayan savaş öncesinde İsrail'in Trump üzerinde daha etkili olduğunu, ancak tablonun artık değiştiğini söyledi.

Citrinowicz'e göre bugün Suudi Arabistan ve Katar gibi Körfez ülkeleri Trump üzerinde daha fazla etkiye sahip olurken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun nüfuzu zayıflıyor.

"Körfez ülkeleri her şeyden önce istikrarı tercih ediyor" diyen Citrinowicz, İran altyapısına yönelik saldırıların Körfez ülkelerindeki kritik altyapıyı da hedef haline getireceği endişesinin bölge ülkelerinde güçlü bir farkındalık oluşturduğunu belirtti.

Citrinowicz, "İran altyapısı hedef alınırsa ne olacağını herkes biliyor; onlar da Körfez ülkelerindeki altyapıyı vuracaktır. Böyle bir senaryonun çok ağır bir bedeli olacağı konusunda özellikle Körfez ülkelerinde güçlü bir anlayış oluştu" dedi.