Atatürk 100

Acil servisler bu vakalarla dolup taşıyor! Bunları yiyenler hastalanıyor... İşte kırmızı alarm işaretler

Tarih: 14.07.2026 - 09:04
Haber Resmi

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları, pek çok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor. Bu sorunlardan biri de gıdaların daha hızlı bozulması ve buna bağlı olarak yaşanan besin zehirlenmeleri. Uzmanlar, acil servislere gıda zehirlenmesi sebebiyle yapılan başvurularda ciddi bir artış olduğunu söylüyor. Evdeki masum bir salatadan sokaktaki favori lezzetinize kadar her şey artık birer risk faktörü! Peki ne yapacağız?

Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol da “Evet, yaz aylarında acil servislere besin zehirlenmesi nedeniyle yapılan başvurularda belirgin bir artış görüyoruz. Bunun en önemli nedeni artan hava sıcaklıklarıdır. Sıcak ortamda bakteriler çok daha hızlı çoğalır ve uygun koşullarda saklanmayan gıdalar kısa sürede insan sağlığı için risk oluşturabilir” bilgisini verdi.

EN RİSKLİ GIDALAR BUNLAR

Öte yandan tek nedeninin hava sıcaklıkları olmadığının altını çizen Akyol, “Yaz döneminde insanların daha sık dışarıda yemek yemesi, piknik ve toplu organizasyonların artması, açık büfe tüketiminin yaygınlaşması ve soğuk zincirin zaman zaman korunamaması da bu artışta önemli rol oynuyor . Gıda güvenliği denetimleri büyük önem taşısa da tüketicinin de bilinçli davranması gerekiyor” dedi ve ekledi:

“Acil serviste en sık tavuk eti, kırmızı et ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta içeren yiyecekler, mayonezli salatalar, deniz ürünleri özellikle midye ve uygun koşullarda muhafaza edilmemiş hazır gıdalara bağlı zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Ayrıca yaz aylarında kremalı pastalar ve uzun süre dış ortamda bekleyen yiyecekler de önemli risk oluşturuyor.”

Haber Resmi

'KIRMIZI ALARM' İŞARETLER

“Hafif bir gıda zehirlenmesi ile hayati tehlike oluşturan bir zehirlenme arasındaki farkı nasıl anlayabiliriz? Hangi 'kırmızı alarm' belirtileri görüldüğünde hiç vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır? ” diye sorduğumuz Gültekin Akyol, belirtileri detaylıca anlattı:

-- Besin zehirlenmelerinin büyük bir kısmı hafif seyirlidir ve uygun sıvı desteği ile birkaç gün içinde kendiliğinden düzelebilir. Bu hastalarda genellikle bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal görülmekle birlikte genel durum korunmuştur ve ağızdan sıvı alımı sürdürülebilir.

-- Ancak bazı olgularda enfeksiyonun şiddeti, toksin üretimi veya gelişen ciddi sıvı kaybı nedeniyle klinik tablo hızla ağırlaşabilir ve acil tıbbi müdahale gerektirebilir.

-- Özellikle 38,5°C'nin üzerinde yüksek ateş, dışkıda kan görülmesi, şiddetli ve durmayan kusmalar, ağız kuruluğu, idrar miktarında belirgin azalma ve baş dönmesi gibi ciddi sıvı kaybı belirtileri, bilinç bulanıklığı, uykuya meyil veya bayılma, şiddetli karın ağrısı, nefes darlığı, yutma güçlüğü ve saatler boyunca ağızdan sıvı alınamaması durumlarında vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurulmalıdır.

-- Bu bulgular, basit bir gıda zehirlenmesinin ötesinde ciddi enfeksiyon, ağır dehidratasyon veya sistemik toksin etkisinin göstergesi olabilir.

-- Özellikle bazı bakterilerin ürettiği toksinler böbrek yetmezliği, sepsis ve çoklu organ yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlara yol açabileceğinden, bu hastaların erken değerlendirilmesi ve gerekli tedavinin gecikmeden başlanması büyük önem taşıyor.

Haber Resmi

ZEHİRLENME ŞÜPHESİ VARSA BUNLARI YAPIN

Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, besin zehirlenmesinde ilk amacın kaybedilen sıvının yerine konması olduğunun altını çizdi.

Kusma veya ishal varsa küçük yudumlar halinde sık aralıklarla su tüketilmesi, mümkünse eczanelerden temin edilebilen oral rehidrasyon solüsyonları kullanılması gerektiğinden bahseden Akyol evde yapılması gereken müdahaleleri şöyle anlattı:

“İlk saatlerde mideyi zorlamayacak hafif beslenme tercih edilmeli; yağlı, baharatlı ve ağır yiyeceklerden kaçınılmalıdır . En sık yapılan yanlışlardan biri antibiyotiklerin rastgele kullanılmasıdır. Gıda zehirlenmelerinin önemli bir kısmında antibiyotik tedavisi gerekmez. Gereksiz antibiyotik kullanımı hem fayda sağlamaz hem de bağırsak florasını bozarak iyileşmeyi geciktirebilir.

Bir diğer önemli hata kişiyi zorla kusturmaya çalışmaktır. Bu uygulama özellikle bilinç bozukluğu olan kişilerde akciğere kaçma riskini artırabilir ve ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Ayrıca ishali durdurucu ilaçların da her hastada uygun olmadığını belirtmek gerekir. Özellikle ateşli veya kanlı ishal varlığında bu ilaçlar enfeksiyonun bağırsakta kalmasına neden olabilir. Bu nedenle ilaç kullanımı mutlaka hekim önerisiyle olmalıdır.”

Sağlıklı erişkin bireylerde besin zehirlenmelerine bağlı ölüm riski oldukça düşüktür. Ancak bazı hasta gruplarında enfeksiyonlar çok daha ağır seyredebilir ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki bireyler, gebeler, kanser tedavisi gören hastalar, organ nakli yapılmış kişiler ile diyabet, böbrek veya karaciğer hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler yüksek risk grubunda yer alıyor. Bu kişilerde kusma ve ishal nedeniyle gelişen sıvı kaybı çok daha hızlı ilerleyebilir, elektrolit bozuklukları ortaya çıkabilir ve enfeksiyon kana yayılarak sepsis gibi yaşamı tehdit eden tablolara neden olabilir. 

YEMEKLERİ İKİ SAATTEN FAZLA DIŞARIDA BEKLETMEYİN

“Besin zehirlenmelerinin büyük bölümü aslında basit önlemlerle önlenebilir” diyen Gültekin Akyol, bu tehlikeden korunmak için mutfakta ve alışverişte alınabilecek kritik önlemleri sıraladı:

-- Alışveriş sırasında soğuk zincir gerektiren ürünler en son alınmalı ve mümkün olduğunca kısa sürede buzdolabına yerleştirilmelidir. Özellikle yaz aylarında et, süt ve deniz ürünlerinin uzun süre araç içerisinde bekletilmemesi gerekir.

-- Pişmiş yemekler oda sıcaklığında iki saatten fazla bekletilmemelidir. Hava sıcaklığının 32°C'nin üzerine çıktığı günlerde bu süre bir saate kadar düşmektedir.

-- Çiğ et ile tüketime hazır gıdaların aynı kesme tahtasında hazırlanması çapraz bulaşmaya neden olabilir. Bu nedenle mutfak hijyenine dikkat edilmeli, eller sık sık yıkanmalı ve pişirme ekipmanları ayrı kullanılmalıdır.

Haber Resmi

SOKAK LEZZETLERİNE ÇOK DİKKAT EDİN

-- Sokak lezzetleri tüketilirken ise ürünün güvenilir bir işletmede hazırlanıp hazırlanmadığına dikkat edilmelidir. Uzun süre güneş altında bekleyen, hijyen koşulları belirsiz veya uygun sıcaklıkta muhafaza edilmeyen gıdalar ciddi risk oluşturabilir.

-- Son olarak şunu özellikle vurgulamak isterim; ‘kokusu normal, tadı bozulmamış’ olması bir gıdanın güvenli olduğu anlamına gelmez. Bazı bakteriler ve toksinleri gıdanın görünümünü veya kokusunu değiştirmeden ciddi zehirlenmelere yol açabilir. Bu nedenle şüphe duyulan hiçbir gıda tüketilmemelidir.