Atatürk 100

Ahbap Derneği soruşturması: Hazal Kaya, Özlem Gürses ve Ruşen Çakır'ın ifadesi ortaya çıktı

Tarih: 24.07.2026 - 15:29

AHBAP Derneği soruşturması kapsamında ifade veren Hazal Kaya, Özlem Gürses ve Ruşen Çakır'ın savcılık ifadeleri ortaya çıktı

Haber Resmi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında oyuncu Hazal Kaya ile gazeteciler Özlem Gürses ve Ruşen Çakır, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda ifade verdi.

Öte yandan, ifadeye çağırılan Fatih Altaylı, Şahan Gökbakar ve Fatih Koparan’ın da önümüzdeki günlerde savcılıkta ifade vermeleri bekleniyor.

DHA'daki habere göre; Hazal Kaya, Özlem Gürses ve Ruşen Çakır’ın savcılıkta bilgilerine başvuruldu. Üç isim, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adalet Sarayı’ndan ayrıldı.

Gürses, ifade öncesinde yaptığı açıklamada, "Savcı bey bilgimize ulaşmak istemiş, sorularını yanıtlamaya geldik" dedi.

İfadeleri ortaya çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Hazal Kaya’nın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.

Hazal Kaya: Babala TV yayınını görünce kendim gittim

Habertürk'ün aktardığına göre; Kaya ifadesinde "Haluk Levent 2020 yılında kendisi SMA'lı çocuklar hakkında yaptığı yardım faaliyetlerine ilişkin ben de aynı şekilde yardım faaliyetlerinde bulunmam sebebiyle bana telefonla ulaştı. Kendi benzer yöndeki faaliyetlerinden bahsetti ama somut bir yardım talebinde bulunmadı.

Hem bu süreçte, hem de sonraki süreçte kendisi ile hiç yüz yüze görüşmedim. Aynı şekilde telefonla da başka görüşmemiz olmadı. Bu nedenle bir tanışıklığımız bulunmamaktadır. Deprem döneminde ben de her Türk Vatandaşı gibi yardımda bulunmak istedim.

O sırada Babala TV'nin canlı yayınını gördüğümde kendim yayına katılmak amacıyla yayının yapıldığı ofise gittim. Buraya gitmem konusunda herhangi birinin çağrısı veya yönlendirmesi olmadı. Oradaki beyanlarımız ve sonrasındaki süreçte şahsi sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar tamamen depremden zarar görmüş insanlara yardımcı olmak kastıylaydı" dedi.

"AHBAP'a 120 bin lira bağış yaptım"

Kaya ifadesinin devamında, "O dönemde hamile olduğum için çok duygusaldım zaten çok kısa bir süre sonra doğum yaptım ve sonraki süreçte bu tür etkinlik veya bir yayına katılımım söz konusu olmadı. Depremde birçok hamile kadın veya çocuk da etkilendiği için özellikle kendimi yardım etmek zorunda hissettim.

Bu sebeple elimden geldiğince yardımlarda bulundum. AHBAP'a 120 bin lira bağış bende yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikayet hakkımı gerekli olursa kullanacağım" dedi.

"Bağışlarımızın kumarda harcanması alçakça bir hareket"

Kaya, "Bu süreçte sadece AHBAP ve Babala TV'ye yönelik paylaşımlarım olmadı. Göçük altında kalan veya acil yardıma ihtiyacı olan insanların çağrılarına ilişkin de AFAD'ı etiketleyerek yine aynı şekilde sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarım oldu.

AHBAP Derneği'nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay'dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu ama geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum.

Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularının suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir" dedi.

Hazal Kaya, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.

Ruşen Çakır: AHBAP Derneği’ne yardımda bulundum

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Ruşen Çakır’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.

Çakır, ifadesinde, “Haluk Levent'i şahsen tanımam. Sadece kendisini sanatçı olması sebebiyle bir vatandaş olarak bilirim. Soruşturma içeriğinde bulunan haber doğrudur bana aittir.

Bu yapmış olduğum haber tamamen o dönem depremin oluşturduğu üzüntü sebebiyle ve deprem bölgesinde bulunan yine meslektaşlarımızın bizlere yansıtmış olduğu durumlarla ilgili olarak AHBAP Derneği’nin depremzedelere ciddi yardımlarda bulunduğunu söylemeleri sebebiyle bu şekilde haberini yaptım. Herhangi bir şekilde para toplanmasına yardımcı olmadım.

Şahsım olarak ve ailem tarafından da AHBAP Derneği’ne çok cüzi miktarda deprem bölgesine gönderilmek üzere yardımda bulundum. Haluk Levent'i tanımam. Hiçbir şekilde bir araya gelmedim. Haluk Levent'in başka yapmış olduğu herhangi bir organizasyonda da yer almadım" dedi.

"Kazanç sağlama hususunu kabul etmiyorum"

Çakır, “O dönem deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bilgi vermesi, Kızılay, AFAD gibi kuruluşların yetersiz kaldığını, AHBAP Derneği’nin ise fonksiyonel olarak çok yeterli bir şekilde yardım görevini yerine getirdiğini söylemeleri sebebiyle yapmış olduğum bir haberdir. Yukarıda da belirttiğim gibi tamamen bir durum değerlendirmesidir.

Herhangi bir sorumluluk hissetmiyorum. Ben 41 yıldır gazetecilik mesleğini icra etmekteyim. Toplumun büyük bir kesimi uzun yıllardır yazılarımı okurlar, haberlerimi değerlendirirler. Bu dernek sayesinde artan bir popülerliğim söz konusu değildir.

Zaten tanınan bir kişiyim. Yöneltilen kazanç sağlama hususunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ülke deprem gibi bir afetten geçmişti. Burada kazanç değil, insanların zor durumları akılda kalmaktadır. Herhangi bir kazanç sağlamam olmamıştır" dedi.

"Devlet kurumlarını aşağılamadım"

Çakır, “Ben kesinlikle devletin hiçbir kurumunu aşağılamadım. Deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bize vermiş olduğu bilgiler doğrultusunda AHBAP Derneği’nin yardım konusunda iyi olduğunu yazdım.

Kimseyi devletimize ya da devletin kurumlarına güvenmeyin şeklinde telkinde bulunmadım. Bu yapılan haber bir yönlendirme değil, bir durum değerlendirmesidir. Bu derneğe ilişkin yapmış olduğum haber tamamen oradaki insanların içerisinde bulunduğu zor durumdan bir önce kurtulmasını sağlamaktır. Bana bu derneğin maddi manevi zerre katkısı olmamıştır” dedi.

"Dernekle uzaktan yakından ilişkim yoktur"

Çakır, “Benim yukarıda beyanda da belirttiğim gibi deprem bölgesine gitmediğim doğrudur. Fakat orada bulunan arkadaşlarımızdan sürekli olarak bilgi aldım. Benim Haluk Levent ve bu dernekle uzaktan yakından bir ilişkim yoktur. 6 Şubat depremi ülkece ve milletimiz olarak tüm bireyleri zorluk içerisine düşüren bir durumdur.

Burada insanlık adına yapmış olduğumuz her şey tamamen deprem bölgesinde mağduriyet yaşayan insanların bir nebze de olsa onlara faydalı olma anlayışıdır. Bu soruşturmalar neticesinde söz konusu AHBAP Derneği’nin mağdur insanlara yardım niteliğinde dağıtılması gereken paraların şahsi sebepler ile kullanıldığını öğrenmiş oldum. Bir derneğin bu şekilde hareket etmesi gerçekten çok üzücü.

Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da beni üzmüştür. Ben de bu derneğe yardımda bulundum. Umarım bir an önce suçlu olan kişiler cezalandırılır” dedi.

Özlem Gürses: Herhangi şahsi tanışıklığım yoktur

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Özlem Gürses'in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.

Gürses ifadesinde, "Benim Haluk Levent ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur. Deprem öncesinde kendisi ile ilgili röportaj, özel haber dahil hiçbir çalışmam olmadı. Yalnızca depremin 3'üncü yıldönümünde Hatay'dan direkt bağlantı ile canlı yayına konuk almıştık.

Bu yayında kendisi ofis sandalyesinde lakayt bir tavır ile depremzedelerden bahsediyordu. Kendisinin deprem acılarını yaşayan insanların yanındaki hal ve hareketlerini yanlış bulduğumu rejideki arkadaşlarıma iletmiştim.

Bu yayın deprem bölgesinde geçen zaman içerisindeki durumu değerlendirdiğimiz ve vaatleri sorguladığımız bir içerikteydi. Bu yayında müteahhitti kaçan projelerde mağdur olan 2 depremzede avukatı konuk alıp durumun vahametini anlatmıştım. Buradan da deprem sonrası verilen sözlerin peşinde olduğumu görebilirsiniz. Bu yayına ilişkin dökümü avukatım sunmaya hazırdır" dedi.

"AHBAP'ın denetlenmesi çağrısını yaptım"

Gürses, "Benim AHBAP ve Babala'ya dair tüm çağrılarım şeffaf şekilde denetlenmeleri içindir. Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım.

Çünkü iletişim ve koordinasyonsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın kötü niyetli olarak kullanılması en hafif tabirle vicdansızlıktır. Yoğun bağış aldığını düşündüğüm AHBAP'ın denetlenmesi çağrısını yaptım.

Tweetlerimde yalnızca AHBAP ve Babala'yı düzeltmeye çalışıp ön plana çıkardığım yönündeki tespitlere katılmıyorum. Ben AFAD'a, Kızılay'a ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafedeydim. Herhangi birine yönelik ilave çağrım olmadı.

Devlet ve hükümet ayrımını bilirim. Devlet kurumlarına her zaman saygı duyar, işlerini yapmaları için gerekli desteği sağlarım" dedi.

Gürses, "Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kuruldu ise ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldı ise ben bunun farkında değildim. Yine AHBAP ve Babala'nın rakibi kurumundaki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapanlar karalanıyor ise bunu da fark etmedim. Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım.

Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Türk yargısı geçen 3 sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir. Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" dedi.

Özlem Gürses, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.