Atatürk 100

Ahbap soruşturmasında Mahsun Kırmızıgül'ün ifadesi ortaya çıktı: Ceza infaz kurumuna girdi, bizzat teslim ettik

Tarih: 28.07.2026 - 07:10

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Mahsun Kırmızıgül ve Feyza Altun'un ifadeleri ortaya çıktı

Haber Resmi

Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Uğur Dündar, sanatçı ve yönetmen Mahsun Kırmızıgül, şarkıcı ve oyuncu Gülben Ergen, oyuncu Elçin Sangu ile müzisyen Hayko Cepkin ifadelerine başvurulmak üzere adliyeye çağrıldı. Bu kapsamda ifade veren Mahsun Kırmızıgül, "Ben Haluk Levent’i çok uzun bir süre önce tanıdım. Bir dönem ceza infaz kurumuna girdi. Kendisini kuruma bizzat biz götürüp teslim etmiştik. Bu zor durumlardan kurtulması için maddi manevi çok çaba gösterdik. Ülkemizin, vatandaşlarımızın ve herhangi bir insanın bu yaşananları hak ettiğini düşünmüyorum" dedi.

Deprem döneminde yapılan yardımlara da değinen Mahsun Kırmızıgül, "Ben o dönem kendi imkanlarımla Adıyaman’a gittim. Maddi manevi ciddi bir çaba gösterdim. Bizzat yardımları organize ve koordine ettim. Haluk Levent ile de görüştüm. Derneğin çadırlarının bin 500 adedini gönderdi. Bizzat dağıttık ancak şahsi olarak bir yardımda bulunmadığım gibi yardımda bulunulması için çaba da göstermedim" şeklinde konuştu.

Soruşturma kapsamında ifade veren Feyza Altun ise "Yapılanları ya da iddia edilenleri duydukça öfkelenip üzüldüm. Asla beklemediğim bir şeydi. O dönem ortaya çıkan kaotik ortamda faydalı olabilmek adına bu derneğin çalışmalarını takdir ettik. Gelinen noktada bunun hata olduğunu görüyorum. Bu rezalette birlikte anılmaktan esef duyuyorum" sözlerini kaydetti.

Mahsun Kırmızıgül ve Feyza Altun Ahbap soruşturması kapsamında Adliye'ye gelerek ifade verdi.

"Bir dönem ceza infaz kurumuna girdi, bizzat biz götürüp teslim ettik"

Kırmızıgül ifadesinde, "Soruşturmaya konu olayı biliyorum. Zaten olan bitenle ilgili sosyal medya hesabımdan detaylı bir açıklama yapmıştım. Bu açıklamada duygularımı açık yüreklilikle ifade etmiştim. Bu üzüntümü aynen tekrar ediyorum. Ben Haluk Levent’i çok uzun bir süre önce tanıdım. Yaptığım açıklamadan da anlaşılacağı üzere gençlik zamanlarımdan ve hayat serüveninin başlarındayken beraberdik. O dönem kendisi birtakım sorunlar yaşadı, bazı alışkanlıkları vardı. Bunlar kendisini zor şartlara sürüklüyordu. Bir dönem ceza infaz kurumuna girdi. Kendisini kuruma bizzat biz götürüp teslim etmiştik. Bu zor durumlardan kurtulması için maddi manevi çok çaba gösterdik" dedi.

"Keşke bunlar yaşanmasaydı"

Yaşananlardan ve gelinen noktadan dolayı üzüntülü olduğunu ifade eden Kırmızıgül, "2023 yılında büyük bir deprem felaketi yaşandı. O dönem Ahbap Derneği önemli bir çıkış yaptı. Ben de iç dünyamda gerek yapılacak yardımlar dolayısıyla gerekse de Haluk Levent’in daha düzgün bir iş çıkaracağı umuduyla mutlu olmuştum. Gelinen noktada yaşananlar ve iddiaları duydukça inanılmaz derecede üzülüyorum. Ben o dönem kendi imkanlarımla Adıyaman’a gittim. Maddi manevi ciddi bir çaba gösterdim. Bizzat yardımları organize ve koordine ettim. Haluk Levent ile de görüştüm. Derneğin çadırlarının bin 500 adedini gönderdi. Bizzat dağıttık ancak şahsi olarak bir yardımda bulunmadığım gibi yardımda bulunulması için çaba da göstermedim. Elimizden geleni yapmak için gerek AFAD’la, gerek kamu kurumlarıyla, gerekse de bu dernekle iletişim kurmuştuk. Ülkemizin, vatandaşlarımızın ve herhangi bir insanın bu yaşananları hak ettiğini düşünmüyorum. Açıklamamda da söylediğim gibi keşke bunlar yaşanmasaydı. Vicdanlar yaralanmıştır. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde konuştu.

"Faydalı olmak için derneğin çalışmalarını takdir ettik"

Feyza Altun ifadesinde, "Duygularımı ifade etmeden önce ilk olarak duygusal anlamda çok üzgün, rahatsız ve de kızgın olduğumu ifade etmek istiyorum. Yapılanları ya da iddia edilenleri duydukça öfkelenip üzüldüm. Asla beklemediğim bir şeydi. O dönem ortaya çıkan kaotik ortamda faydalı olabilmek adına bu derneğin çalışmalarını takdir ettik. Amacımız ihtiyaç sahiplerine ya da mağdur olmuş insanlara faydalı olacağını düşündüğümüz bir organizasyon hakkında iyi niyet göstermekti. Bana sormuş olduğunuz devlet kurumlarına dair güveni konu ettiğim tweet'i bu duygularla paylaştım. Gelinen noktada bunun hata olduğunu görüyorum. Bu rezalette birlikte anılmaktan esef duyuyorum. Ben zaten bağış çağrısı yapmamıştım. Bağış da yapmamıştım. Herhangi bir parasal ilişkim olmamıştır. Sadece sosyal medya üzerinden gördüğüm sahadaki çalışmaları bende güzel fikirler uyandırmıştı" dedi.