Atatürk 100

AK Parti'den YENİ Parti'ye ilk yorum: Yaşanan süreç CHP'nin kendi iç meselesi

Tarih: 27.07.2026 - 20:13

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu sona erdi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı sonrası yaptığı açıklamada Özgür Özel başkanlığında kurulan Yeni Parti'ye ilişkin, "Yaşanan süreç CHP'nin kendi iç meselesi" dedi

Haber Resmi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Genel Merkez’de MYK toplantısına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Çelik, CHP'den ayrılarak YENİ Parti'yi kuran Özgür Özel'e ilişkin ilk değerlendirmesini yaptı. Çelik, yaşanan sürecin CHP'nin kendi iç meselesi olduğunu belirterek "Daha önce CHP içindeki iki kanat arasında devam eden eski bir tartışma, bugün CHP kökenli iki parti arasında devam ediyor" dedi.

Çelik'in konuşmasından satır başları şunlar oldu:

"İç ve dış politikaya dair kapsamlı değerlendirmeler yaptı cumhurbaşkanımız. Bugün iki temel konu görüşüldü. Birincisi 14 Ağustos'ta kuruluş yıl dönümüzdeki etkinlik.

Filenin sultanlarını öncelikle tebrik ediyoruz. Görkemli bir şampiyonluk getirdiler, kendileri ile gurur duyuyoruz.

Terörsüz Türkiye konusunda yeni bir aşamaya geldik. Bu aşama silah bırakma için bir yasal zeminin ortaya çıkması idi. Çok sayıda toplantı yapıyoruz. Siyasi hukuki boyutları olan, çok kapsamlı bir süreç. Şimdiye kadarki irade TBMM'de bir komisyon ile Meclis başkanımız başkanlığındaki çalışmalar ve Cumhurbaşkanımızın talimatları ile bir devlet politikası olarak yürüyor. Bu dinamizm içinde devletimizin değerlerine gölge düşürecek hiçbir şey yapılmadı. Bundan sonrası önemlidir. Daha ince işçilik aşamasındayız. Mesele yeni başlıyor. Yasal bir zeminin oluşması önemli ama oluşturulan politik atmosfer önemli. Bu süreçte katkılar çok değerli, yapıcı eleştiriler de öyle. Yıkıcı olan eleştiriler ise son derece zararlıdır.

En zor zamanlarda güçlü reformlara imza attık. En büyük takdir, en büyük değer milletimizin fertlerinindir. Milletin arasına Türk Kürt diye Alevi Sünni diye fitne sokmaya çalışan provokasyonlara hedef oldu ülkemiz. Birçok operasyon ile karşı karşıya kaldı. Bu provokasyonlar karşısında sağ duyulu tek bir ferdi diğerine yan göz ile bakmadı. Esas kahramanlar milletimizin bu makul çoğunluğudur, basiretidir. Şimdi bu sağduyuyu aidiyeti ne olursa olsun tüm kesimlerde görüyoruz. Adlarımız farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye'dir.

Yapıcı bir dille konuşan yaklaşımı üretmeli

Bütün bunları dikkate alan dar mahalle ideolojileri dışına çıkan, yapıcı bir dille konuşan yaklaşımı üretmeli ve sahiplenmeliyiz. Yakın coğrafyamıza bakınca Türkiye'nin pozitif olarak ayrıştığını görüyoruz. Sandık var, demokrasi var, siyaset yapmanın önü açık. Bunlar büyük değerler. Şimdi bunların büyük değerler olmasına yeni boyutlar eklendi.

Bunlara ulaşan yüksek kapasitedeki devletlerin aslında kurumlarının içinin boşaldığını, demokrasinin propaganda faaliyetine dönüştüğünü görüyoruz. Bu değerleri koruma konusunda daha güçlü yaklaşım ortaya koymalıyız. Terörsüz Türkiye'de en çok ihtiyaç duyulan şey sisteme daha çok oksijen yükleyecek yaklaşımlar. Zaman propaganda zamanı değil. Zaman doğru dille her bir vatandaşımıza ulaşacak zamandır. Tek rengin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğu bir siyasal yaklaşımın ortaya koymanın zamanıdır. Aşırılıklardan kaçınmak en temel ilke olmalı. Bu aşırılıklardan kaçınma herkesin dikkat etmesi gereken konudur. Her ne olursa olsun bir bu meseleyi ana yolda tutup yan yollara sapmasını engelleyeceği dedik. Meclis'teki komisyona katılan bütün partiler, pozitif dil kullananlar buna büyük katkı sağlamış oldu. Şimdi geldiğimiz nokta daha kritik noktadır. Kaldıraç artık bunu yerine yerleştirecek yere kaldırdı ve bunu yörüngesine oturtmak gerekiyor.

Sokaktaki kardeşliğin en sıkıntılı zamanlarda birlik beraberlik ruhunun bu meselelere yansıtılması gerekiyor. Bir takım ispat çabaları karşısında son derece duyarlı olmak gerekir. Devletin niteliklerinden ve milletin hassasiyetinden verilen taviz yoktur. Bütün vatandaşlarımızın kendini daha iyi zeminde bulacağı bir noktaya ulaşılacaktır.

El sıkışarak konuşma zamanı

Bir takım emperyalist odaklar var. Herkesin kendi sokağında aşırı yaklaşımlar olabilir ama Cumhuriyet meydanında buluşunca orada daha geniş ölçeğin var olduğunu göreceğiz. Bugün sıkılı yumruklarla değil el sıkışarak konuşma zamanıdır. Zor meseleleri el sıkışarak konuşabilirsek önümüzdeki tarihsel ufuklar için kol kola yürüyüşlerin başlangıcı olacak. Terörsüz Türkiye konusundaki hazırlıklarımız devam ediyor. Sürekli toplantı yapıyoruz. Bazen sabah ve akşam toplantılar yapıyoruz.

Batı Şeria'daki gelişmeleri hassasiyet ile takip ediyoruz. İsrail Batı Şeria'yı Gazze'leştirmeye çalışıyor. Dünyanın gözü önünde Filistinlilerin ana vatanı işgal ediliyor. Bu bütün dünya için tehlikelidir. Yarın bu krizlere uzak olduğunu düşünen ülkeler bile bu krizlerle yarın bir gün yüzleşmek zorunda kalacaklar.

Netanyahu ve onun soykırım şebekesi bütün dünya için büyük bir sıkıntıdır. Uluslararası hukuku korumak için bu şebekeye karşı ilk iş somut adımlar atmaktır. Mescid'i Aksa'ya karşı saldırıları lanetliyoruz. Kiliselere de bunu yapıyorlar. Bu bir soykırım şebekesinin bütün mabetlere karşı nefret şebekesi gibi hareket ettiği görülüyor.

Partimizin 25. yılına özel hazırladığımız logomuzu paylaşacağız. Faruk Acar sunum gerçekleştiriyor. Alınan kararlar doğrultusunda etkinliğimizi gerçekleştireceğimiz tarihe kadar kesintisiz şekilde milletimiz ile paylaşımlarımız olacak. Kurumsal kimlik hazırlıklarımız sizlerle paylaşılacak. Cumhurbaşkanımız ile yol yürümekten onur duyuyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımız'ın kamuoyunun bildiği ve bilmediği bir sürü mücadelesine yakından şahit oluyoruz. Bugün milletinin huzurunda alnının akı ile, çeyrek asırlık gurur tablosunu tek başına yansıtmakta. 15 Temmuz'dan tutun da paylaşmadığımız, kendisini hedef alan bir sürü girişimlerle karşılaştı. Milletin adamı olarak milletin huzurunda, tarihin huzurunda görevini yapmıştır ve yapmaya devam ediyor.

1 Ağustos'tan 14 Ağustos'a kadar milletimize kazandırdığımız hizmetler çeşitli görseller ile paylaşılacak. İl başkanlıklarımızda vefa toplantıları yapılacak.

NATO toplantısı dünyada ses getirmeye devam etmektedir. Cumhurbaşkanımız ile hemen hemen bütün NATO toplantılarına katıldım. Belki de NATO tarihinin en büyük toplantılarından biriydi. NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti diyenler NATO'yu nasıl koruruz şeklinde performans üretmeye başladılar. Burada kritik konu zirveye katılıp katılmamasıydı. Katılmayacaktım ama başkan Erdoğan'ın daveti için katılıyorum dedi. Belki de önemli liderlerin katılmadığı zirve olacaktı ama cumhurbaşkanımızın ev sahipliği bunu engelledi. Sayın cumhurbaşkanımızın görüşmelerinde gördük ki nerede dünyada bir mesele varsa dönüp siz buna nasıl katkı sağlayabilirsiniz, değerlendirmeniz nedir bunu almak istersiniz diyerek cumhurbaşkanımız bir referans haline gelmiştir.

Batı Trakya'daki Türk azınlık olan kardeşlerimiz büyük haksızlığı uğruyorlar. Yunan makamlar çeşitli vesileler ile onların hayatını zorlaştırılan kararlar alıyorlar. 8 ilkokulu kapatma kararı aldılar şimdi de. Bu kararı reddediyoruz. Azınlıklara ait ilkokul sayısı 76'ya düştü. Oraya gittiğimizde kendi gözümüzle de gördük. Bu doğru değil. Miçotakis bu gerginliklerden yoruldum diyor. Hele ki eğitim konusunda bunların yapılması doğru değil. Büyük güçler bugün var yarın yok. Günün sonunda biz Ege Denizi'nin Yunanistan ile paylaşamaya devam edeceğiz. Birbirimizin yardımına koştuğumuz ruhla masaya oturalım.

Esad rejiminin devrilmesinden sonra Suriye istikrarını arıyor. Buradan baktığınızda ilk defa halk meclisi oturumunun Şara liderliğinde gerçekleşmesi son derece kıymetlidir. Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya devam edeceğiz.

Avrupa Birliği'nin Güney Kıbrıs'a özel temsilci atayarak çözeceği bir sorun yoktur.

Terörsüz Türkiye

Meclis kapanmadan bu yasayı çıkaracağız. Önemli olan nitelikli bir biçimde, ince işçiliği olan çalışma yapılması. Temel irademiz yüce meclis kapanmadan çıkarmak için gayret edeceğiz.

YENİ Parti değerlendirmesi

Eskiden çok kasvetli bir dizi vardı. Alacakaranlık Kuşağı diye. Şimdi CHP'deki gelişmeler ona benzemeye başladı. Her gün Alacakaranlık Kuşağı'nı andıran yeni bir gelişme yaşanıyor. Esasında yenisiyle eskisinden ziyade CHP'nin iç çatışması başka zeminlerde ve başka formüllerle devam ediyor. Burada esas mesele şudur. Tabii ki siyasi partiler demokrasi için vazgeçilmezdir. Siyasi hayatın temel sütunlarıdır. Bütün sistem bunun üzerine oturur. Ama birincisi, herhangi bir partinin meşru siyaset alanına dönük katkısı nedir? İkincisi, temiz siyaset alanına dönük katkısı nedir? Buradan baktığınızda yenisiyle eskisi birbirini suçlamaya devam ediyor. Ama ben en başta, bütün bu olaylar başladığında bir şey söylemiştim. Bizi AK Parti olarak bu işin içine karıştırmayın.

Bu iddiaları ortaya atanlar CHP'li. Suçladıkları kişiler CHP'li. Bu eylemleri gerçekleştirmekle ilgili olarak savcılığın delillere ulaştığında iddianame konusu olan kişiler CHP'li. Bunun bizimle bir ilgisi yok. Bu mesele sizin kendi meseleniz. Bununla yüzleşin. Burada dönen mesele neyin etrafında dönüyor? Herhangi bir şekilde eski siyaset ile yeni siyaset etrafında dönmüyor. Altı oktan yana mısın, altı oka karşı mısın? Bunun etrafında dönmüyor. Ya da Türkiye'de bir sosyolojik ihtiyaç var da buna karşılık gelecek şöyle bir parti olmalı gibi bir yaklaşımın etrafında da dönmüyor. Bu, yolsuzluklar konusunda ve bu skandallar konusunda CHP'nin bir kanadının tavrıyla diğer kanadının tavrı arasındaki farklılıktan ortaya çıkan bir durumdur. Dolayısıyla ortada herhangi bir şekilde yeni denecek bir şey yok. Çünkü önceki tartışma kapanmış değil. Daha önce CHP içindeki iki kanat arasında devam eden eski bir tartışma, bugün CHP kökenli iki parti arasında devam ediyor. Dolayısıyla biz şuna bakarız. Bir siyasi partinin anlamlı olması için meşru siyaset alanına katkı adına söylediği nedir? Temiz siyaset alanına katkı adına söylediği nedir?"