Atatürk 100

Bebekler karıştı, gerçek 38 yıl sonra ortaya çıktı! Tesadüfen kendi ailesi olmadığını fark etti

Tarih: 02.08.2026 - 09:14
Haber Resmi

ABD’de 38 yıl önce aynı hastanede dünyaya gelen iki erkeğin yanlış ailelere verildiği DNA testleri sayesinde ortaya çıktı. Gerçeği öğrendikten sonra büyük bir sarsıntı yaşayan aileler, “Bizden yaşamamız gereken hayat çalındı” diyerek hastaneye dava açtı.

ABD’nin Kuzey Dakota eyaletinde akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. Kyle Bylin ve Jeremy Morrison, 1988 yılında doğdukları hastanede karıştırıldıklarını yaklaşık iki yıl önce yapılan DNA testleriyle öğrendi.

Bylin’in bir Noel hediyesi çekilişi sırasında tesadüfen seçtiği ev tipi DNA testi, yıllardır saklı kalan gerçeğin ortaya çıkmasını sağladı. Test sonucunda bir soyağacı platformunda biyolojik halasıyla eşleşen Bylin’in ardından Jeremy Morrison da DNA testi yaptırdı. Sonuçlar, iki erkeğin doğumda yanlış ailelere verildiğini gösterdi.

AYNI GÜN DOĞAN YALNIZCA İKİ BEBEKTİ Kuzey Dakota eyalet mahkemesine sunulan dava dosyasına göre Bylin ve Morrison, 26 Ocak 1988’de Grafton kentindeki Unity Medical Center’da dünyaya geldi. O gün hastanede doğan yalnızca iki bebek olmalarına rağmen ikisi de yanlış anne ve babayla eve gönderildi.

Bylin, hâlâ üzerinde “Kyle Bylin” yazan hastane bilekliğini sakladığını belirtti. Bylin’in doğumda kendisine verilen gerçek ismin ise Jeremy Morrison olduğu ifade edildi.

Haber Resmi

“Bunun gerçek bir bebek karışıklığı olabileceğini asla düşünmezdik” diyen Bylin, DNA sonuçlarını gördüğü anda hayatına ilişkin bildiği her şeyin değiştiğini söyledi.

Morrison ise Bylin’in erkek kardeşinin fotoğrafını gördüğünde aralarındaki belirgin benzerlik nedeniyle gerçeğe hemen inandığını anlattı.

“KAYBETTİĞİMİZ 35 YILI GERİ GETİREMEZSİNİZ" Bylin’i kendi oğlu olarak büyüten Evelyn Newton, yaşananların aile üzerinde derin bir yara açtığını söyledi.

“Kyle hâlâ benim oğlum ve bu hiçbir zaman değişmeyecek” diyen Newton, biyolojik oğluyla geçirmesi gereken yıllardan mahrum bırakıldığını belirtti. Newton, “İlk adımlarını, araba kullanmasını, evlenmesini göremedim. Kaybedilen 35 yılın telafisi nasıl yapılabilir?” ifadelerini kullandı.

İki yıl önce ortaya çıkan gerçek; aile toplantılarına, duygusal yüzleşmelere ve “Nasıl bir hayatımız olabilirdi?” sorusuna yol açtı.

Morrison ise DNA testinin, kendisini büyüten ailesine duyduğu sevgiyi değiştirmediğini vurguladı. Elizabeth O’Toole ve Terry Morrison’ı hâlâ anne ve babası olarak gördüğünü belirten Morrison, “Sevildim, spor yaptım, okulda başarılıydım. Bir DNA testi 38 yıllık anılarımı ortadan kaldıramaz” dedi. HASTANE: O DÖNEME AİT KAYITLAR ARTIK YOK

Unity Medical Center yönetimi, iki bebeğin bir noktada karıştırıldığını reddetmiyor. Ancak hastane personelinin olaydan sorumlu olduğunu gösteren herhangi bir kanıta ulaşılamadığını savunuyor.

Hastaneden yapılan açıklamada, aradan yaklaşık 40 yıl geçmesi nedeniyle olayın aydınlatılmasına yardımcı olabilecek tıbbi kayıtların ve personel bilgilerinin artık mevcut olmadığı belirtildi. O dönemde doğum ekibinde görev yapan hiç kimsenin hastanede çalışmadığı da kaydedildi.

Hastane yönetimi, yaşananların aileler üzerindeki derin etkisinin farkında olduklarını ve olayın nasıl gerçekleştiğini anlamaya çalıştıklarını bildirdi.

“NE KADAR FARKLI OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYORDUM" Kuzey Dakota’daki bir tahıl çiftliğinde büyüyen Bylin, daha sonra eyaletten ayrılarak akademik kariyer yaptı. Ailesiyle arasındaki siyasi ve kişisel farklılıkları yıllarca sıradan bir kuşak çatışması olarak değerlendirdiğini söyledi.

“Bazen ‘Bu nasıl benim ailem olabilir, ben onlardan neden bu kadar farklıyım?’ diye düşünüyordum” diyen Bylin, DNA sonuçlarının ardından bu farklılıkların bambaşka bir anlam kazandığını ifade etti.

Haber Resmi

Colorado’da yaşayan ve rüzgâr enerjisi sektöründe kaynak denetçisi olarak çalışan Morrison ise doğumda karıştırılmamış olsaydı muhtemelen biyolojik babası ve kardeşiyle Kuzey Dakota’daki çiftlikte çalışacağını düşünüyor.

BİYOLOJİK AİLELERİYLE BULUŞTULAR Bylin ve Morrison, gerçeğin ortaya çıkmasının ardından biyolojik anne ve babalarıyla tanıştı. Görüşmelerin sıcak ancak aynı zamanda tuhaf ve zorlayıcı geçtiğini anlatan iki adam, henüz yüz yüze görüşmedi. İkili şimdiye kadar yalnızca telefonda konuştu.

Ailelerin yeni duruma birlikte uyum sağlamaya çalıştığını belirten Bylin, herkesin daha önce hiç tanımadığı insanlarla yeni ilişkiler kurmak zorunda kaldığını söyledi.

Hastaneye tazminat davası Ailelerin avukatı Tim O’Keefe, dava açmadan önce yaklaşık bir yıl boyunca hastaneyle maddi uzlaşmaya varmaya çalıştığını, ancak görüşmelerden sonuç alınamadığını açıkladı.

Bunun üzerine hastane hakkında ihmal, tıbbi uygulama hatası ve duygusal zarara yol açma iddialarıyla dava açıldı. Aileler, yanlış kişilere teslim edilmeleri nedeniyle yaşamaları gereken hayattan mahrum bırakıldıklarını savunuyor.

Harvard Tıp Fakültesi Biyoetik Merkezi’nde görev yapan çocuk onkoloğu Dr. Jonathan Marron ise günümüzde elektronik sağlık kayıtları ve kimlik doğrulama sistemleri sayesinde bu tür olayların “neredeyse hiçbir zaman” yaşanmaması gerektiğini söyledi.

Morrison, gerçeği öğrenmenin geçmişi değiştirmediğini belirterek, “Artık gerçeği biliyorum ama hâlâ ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Zamanda geriye gidip kaybettiklerimizi yeniden inşa edemeyiz. Bu, tıpkı benim gibi devam eden bir süreç” dedi.ax