Döviz
Oyunlar
Olmazsa Olmaz
- Hava Durumu
- Sinemalar
- Kimlik Numarası
- Telefon Rehberi
- Emniyet Genel Müd
- Borsa İstanbul
- F5 Haber
- İstanbul Haritası
- Son Depremler
- Milli Piyango
- SGK Kurumu
- TSK
- Vergi Takvimi
- A.Ö.F. Sonuçları
- PTT Hizmetleri
- Vergi Sorgulama
- Memurlar.net
- KamuAjans
- TTNET
- YÖK
- Şehirlerarası Mesafe
- Karayolları Durumu
- Turkcell
- Vodafone
- Türk Telekom
- Para limanı
- Teknoloji Oku
İş Kariyer
Büyük plan: Sessiz cephe alevlendi! Füzelerle saldırdılar… Savaşın yeni merkezi mi olacak?
Yemen’de sessiz kalan cephe yeniden hareketlendi. Uzun süredir devam eden hassas denge, tarafların karşılıklı hamleleriyle sarsılırken bölgede yeni bir dönemin kapısı aralanıyor. Atılan son adımların arkasındaki hesap ve olası sonuçlar merak konusu. Peki Yemen’de yeniden yükselen gerilimin asıl hedefi ne? Bölgeyi daha büyük bir çatışmaya sürükleyebilecek gelişmelerin perde arkasında ne var? İran tam olarak ne hedefliyor? İşte detaylar…
Yemen’de uzun süredir devam eden kırılgan ateşkes, Suudi Arabistan ile İran destekli Husi isyancılar arasındaki karşılıklı saldırılar nedeniyle ciddi bir tehdit altında bulunuyor. Son dönemde artan askerî hareketlilik, 2022 yılında Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin tamamen çökebileceği ve tarafların yeniden geniş çaplı bir savaşa sürüklenebileceği endişelerini artırdı. Bölgede yaşanabilecek yeni bir çatışma dalgasının yalnızca Yemen sınırlarıyla sınırlı kalmayacağı, ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimin yükseldiği bir dönemde küresel enerji piyasaları üzerinde de büyük baskı oluşturacağı belirtiliyor. KARŞILIKLI SALDIRILAR CEPHE HATTINI YENİDEN HAREKETLENDİRDİ Gerilimdeki son büyük tırmanış, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Yemen’in batısındaki El Hudeyde kentinde bulunan askerî hedeflere yönelik hava saldırılarıyla başladı. Koalisyon kaynaklarına göre Suudi Kraliyet Hava Kuvvetleri, Husi milislerine ait olduğu belirtilen bazı noktaları hedef aldı. Söz konusu saldırılar, 2022’de başlayan ateşkesten bu yana Suudi liderliğindeki koalisyonun Yemen topraklarında gerçekleştirdiği ilk hava operasyonlarından biri olarak kayda geçti. Husiler ise saldırıya misilleme olarak Suudi Arabistan’ın önemli enerji merkezlerini hedef aldı. İran destekli grup, ülkenin batı kıyısında yer alan ve petrol ihracatı açısından kritik öneme sahip Cizan ile Yenbu kentlerinde bulunan Suudi Arabistan devlet enerji şirketi Aramco’ya ait tesislere insansız hava araçları ve füzelerle saldırı düzenlediğini açıkladı. Suudi Arabistan yönetimi, saldırılar sonrasında tesislerde herhangi bir hasar oluşup oluşmadığı konusunda resmî bir açıklama yapmadı.
YENİ SAVAŞ İHTİMALİ GÜÇLENİYOR Bölgedeki gelişmeleri değerlendiren uzmanlar, mevcut sürecin kontrol altında tutulmasının giderek zorlaştığını belirtiyor. Wall Street Journal’da yer alan haberde İngiltere’de Birmingham Üniversitesi’nde Suudi politikası ve Körfez jeopolitiği üzerine çalışmalar yapan araştırmacı Umer Karim, taraflar arasındaki saldırıların ilk aşamada karşılıklı misilleme şeklinde değerlendirilebileceğini ancak mevcut gidişatın daha büyük bir çatışmaya dönüşme ihtimalini artırdığını söyledi. Karim, “Şimdilik bunun karşılıklı bir misilleme olduğunu ve belki de kontrol altında tutulabileceğine dair bir umut olduğunu düşünüyorum. Ancak gelişmelerin yönüne bakıldığında bunun mümkün olacağını sanmıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Eski ABD Orta Doğu politikaları yetkilisi Allison Minor da gerilimin tehlikeli bir noktaya ulaştığını belirterek İran’ın Husiler üzerindeki etkisine dikkat çekti. Minor, İran’ın çatışmanın büyümesinde rol oynadığını ancak Husilerin kendi çıkarlarına göre hareket eden bağımsız bir aktör olduğunu ifade etti. “İran bu çatışmanın alevlerini körüklüyor, bunda şüphe yok. Ancak Husiler genellikle kendi hesaplarına göre hareket ediyor” diyen Minor, tarafların topyekûn savaşa çok yaklaştığını söyledi.
VEKİL Mİ, ORTAK MI? İRAN-HUSİLER İLİŞKİSİNİN SINIRLARI Konuyu İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Dr. Çağatay Balcı’ya danıştığımda, “İran, her zaman için Husiler üzerinde etkin ve etkili olmak istiyor. Fakat Husilerle İran’ın ilişkisi, İran’ın diğer vekil aktörlerle ilişkilerinden çok daha farklı” dedi ve şöyle devam etti:
“Husiler, genel olarak kendi hedefleri ve ajandaları doğrultusunda hareket etmeye yatkın bir hareket. Ancak içinden geçtiğimiz son süreçte Husilerin İran etkisine daha açık hâle geldiğini görüyoruz. Çünkü Babülmendep’in kapatılması, temel olarak İran’ın bir projesi ve kozuydu. Husiler şimdi bu adımı attı. Bu hamleyi, Husilerin İran desteğini kaybetmeme kaygısıyla değerlendirmek mümkün. Çünkü Husiler, İran’ın güç kaybetmesi ile kendi varlıklarının olumsuz etkilenmesi arasında güçlü bir ilişki olduğunun farkındalar. Bu nedenle, her ne kadar kendi ajandalarına göre hareket etseler de böylesi kritik süreçlerde İran’ın etkisiyle davranış geliştirmeleri de mümkün.”
DİPLOMASİ MASASI KURULDU, YEMEN SAHASI NEDEN HAREKETLİ KALDI? Bu noktada akla gelen soru şu: Suudi Arabistan ile İran arasında 2023’te başlayan diplomatik yakınlaşma Yemen sahasına neden kalıcı bir istikrar olarak yansımadı? İki ülke arasındaki normalleşmenin Yemen konusunda etkisi sınırlı mı kaldı? “2023’teki bu yakınlaşma, devletler arası bir adımdı; Suudi Arabistan ile İran büyükelçiliklerini yeniden açtı, eski güvenlik anlaşmalarını da yürürlüğe koydu. Ancak anlaşma metninde Yemen’e dair açık bir madde yok; sadece ‘bölgesel barışa katkı’ gibi örtük bir ifade yer alıyor” diyen Dr. Çağatay Balcı, “Asıl mesele şu: Husiler artık Tahran’ın basit bir vekili değil; kendi başına strateji üreten, bölgesel krizleri kendi meşruiyeti için kullanan bir aktöre dönüştü” dedi.
“Sahadaki sakinlik, hep kırılgan bir denge olarak kaldı. Son birkaç haftada da bunu gördük: Husiler, 20 Temmuz’da Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etti; iki gün sonra da iki tankeri vurdu. Suudi Arabistan ise Hudeyde ve Kamaran’daki hedeflere hava saldırılarıyla karşılık verdi. Yani normalleşme, Riyad-Tahran hattını yumuşattı; ancak Yemen artık kendi dinamikleriyle ilerleyen ve vekâlet savaşı çerçevesine sığmayan bir kriz hâline geldi.”
KIZILDENİZ VE PETROL PİYASALARI YENİ RİSKLE KARŞI KARŞIYA Yemen’deki gerilimin en önemli sonuçlarından biri de küresel enerji piyasaları üzerindeki baskı olarak görülüyor. Husilerin Kızıldeniz üzerindeki faaliyetleri, dünya petrol ticareti açısından kritik öneme sahip deniz yollarından biri olan Babülmendep Boğazı’nı yeniden gündeme getirdi. Suudi Arabistan, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını artırdığı dönemde petrol ihracatının bir bölümünü Kızıldeniz güzergâhına yönlendirerek olası riskleri azaltmaya çalışmıştı. Ancak Husilerin Yemen kıyıları boyunca etkisini artırması, bu alternatif güzergâhı da tehdit ediyor. Son dönemde Husi güçlerinin Suudi petrol tankerlerine yönelik saldırıları enerji piyasalarında dalgalanmalara neden oldu. Petrol fiyatları , saldırı haberlerinin ardından varil başına 100 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Geçtiğimiz cuma günü üçüncü bir petrol tankerinin hedef alınması ise hafta sonunda yaşanan askerî gerilimin daha da yükselmesine neden oldu. YEMEN’DEKİ KIRILGAN DENGE BOZULURSA BEDELİ NE OLUR? Yemen’de ateşkesin tamamen çökmesi halinde bunun İran-ABD-İsrail gerilimi ve küresel enerji piyasaları açısından olası sonuçları neler olur? Bu soruma Dr. Çağatay Balcı, “Ateşkesin çöküşünün ne getireceğini son birkaç haftada zaten gördük: Husi-Suudi çatışması alevlenince Brent petrolü bir günde yüzde 6,5 yükselerek 100 doları geçti ve mayıs ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Asıl kritik nokta şu: Artık piyasa sadece kaybedilen varilleri değil, Hürmüz ve Babülmendep’in aynı anda tıkanma ihtimalini fiyatlıyor. İki boğaz birden riske girerse büyük tankerler Babülmendep’ten geçmek zorunda kalıyor; bu da sigorta maliyetlerini ciddi şekilde artırıyor” cevabını verdi ve şu yorumda bulundu: -- Suudi Arabistan’ın, Hürmüz’ü bypass eden boru hattıyla Yanbu’ya taşıdığı petrol miktarı zaten dört kat arttı. Ancak bu bile tam bir güvence değil; çünkü Yanbu’dan Asya’ya giden gemiler yine Babülmendep’i kullanmak zorunda. -- İran-ABD-İsrail tarafında ise Trump’ın ‘ Husiler yeniden saldırırsa sorumlusu İran olur’ açıklaması, Yemen’deki her tırmanışın Tahran’a fatura edilmeye devam edeceğini gösteriyor. Bu da 17 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptıyla kurulan kırılgan barışı tehdit ediyor. Tek teselli, EIA’nın (U.S. Energy Information Administration - ABD Enerji Bilgi İdaresi), bu yıl küresel talebin günde 1,2 milyon varil düşeceğini öngörmesi. Ancak bu bile fiyatları tek başına dizginlemeye yetmez; çünkü artık mesele arz-talep dengesinden çok caydırıcılık meselesi hâline gelmiş durumda. HUSİLER GERİ ADIM ATACAK MI? Araştırmacı Farea el-Müslimi’ye göre Husilerin mevcut politikalarından vazgeçmesi kolay görünmüyor. El-Müslimi, grubun İran’dan aldığı desteği ve Suudi Arabistan öncülüğündeki ekonomik baskıya karşı mücadele söylemini iç kamuoyunda güçlü bir araç olarak kullandığını belirtti. “Husilerin her şeye tek bir çözümü var: Bir düşman bulmak, suçu ona atmak ve savaşa girmek” ifadelerini kullanan el-Müslimi, mevcut atmosferin çatışmanın büyümesine uygun bir zemin oluşturduğunu söyledi.
Karanlık Mod
İnternet Medyası
- Patronlar Kulübü
- Bir Gazete
- Mynet
- Haberler.com
- Onedio
- Acunn
- Sondakika.com
- Haber7.com
- HaberZamanı
- Ensonhaber.com
- İnternetHaber.com
- İto Haber
- CNNturk.com.tr
- Ntvmsnbc
- Ulusalpost.com
- Haberay.com
- Haber3.com
- Haberself.com
- T24.com.tr
- HaberinAdresi.com
- Odatv.com
- Netgazete
- Yeni Mesaj
- HaberAktuel.com
- Gazete Şok
- F5 Haber
- Son Mühür
- Ulu Savunma
Spor Siteleri
- Gazetekeyfi Spor
- İddaa
- SporX.com
- Fanatik
- NTV Spor
- Ligtv
- Fotomaç
- AjansSpor
- Skor Sözcü
- Super FB
- Antu.com
- Fenerbahce.org
- Galatasaray.org
- Webaslan.com
- ultrAslan.com
- GSGazete
- Bjk.com.tr
- Duhuliye
- Karakartal
- Kartalhaber
- Bordomavi.net
- Bordomavi Forum
- Bursaspor
- TransferMarkt
- Fotospor
- SporxTV
- Futbol Arena
- Motorsport
- Türkiye Jokey Kulübü
- Hakemin Sesi
- Sahadan
- Spormax
- Maçkolik
- Bilyoner