Atatürk 100

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Handan Sonel'in ifadesi ortaya çıktı

Tarih: 25.07.2026 - 18:13

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Suçlamaları reddeden ve Gülistan Doku'yu tanımadığını savunan Sonel, "PKK'nın eylemlerinde görüntüleri vardı, bu tür kişileri tanımamın imkanı yok" dedi

Haber Resmi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'in ifadelerine ulaşıldı. 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan tutuklanan Handan Sonel, savcılıkta ve jandarmada verdiği ifadesinde, oğlu Mustafa Türkay Sonel'in psikolojik sorunu olmadığını ve kimseyle kavga etmediğini öne sürdü.

Oğlunun tek hobisinin hayvanlar olduğunu savunan Sonel, şu beyanlarda bulundu:

"Bir de vali konutunun alt katının ilk girişinde 27-28 kişilik özel harekat polislerinin yeri vardı. Bu polislerin 14-15'i dönemin sıkıntılı olmasından dolayı eşimin korumalığını yapardı. Türkay da bu polisler ile çok muhatap olurdu. Bu polislerin silahlarından dolayı kendisi de airsoft silaha merak salmıştı. Babasının evdeki silahlarını bile bilmez asla dokunmazdı. Türkay ehliyet aldıktan sonra araba sürmeye hevesli olması nedeniyle ve devletin aracını kullanmaması için araç almıştık. Bu aracı biz kendi paramızla aldık. Bu araç Ankara'dan alındı ama nereden, kimden alındı bilemem. Plakasını hatırlamıyorum. Bu aracı sadece Türkay kullanıyordu, eşim zaten hep zırhlı ile hareket etmesi sebebiyle bu aracı zaten kullanamazdı. Ben de zaten sürekli yanımda koruma ile sivil araç kullanırdım."

"Tuncelili olmaları nedeniyle korkuyordum"

Sonel, oğlu Türkay'ın sosyal faaliyet olarak sürekli koruma polisleriyle zaman geçirdiğini belirterek, "İlk iki sene kafelere gitmezdi ama son sene arkadaşı Uğurcan ve Umut ile zaman geçiriyorlardı. Ben hatta bu arkadaşlığı çok tasdik etmiyordum, Tuncelili olmaları nedeniyle korkuyordum. Şöyle ki ben de zaten ildeki terörden korktuğumdan dolayı öğretmenlik görevimi bile yapamadım. Yanlış anlatmak istemiyorum amacım terörden korkma amaçlıdır. Söylediğim gibi Uğurcan ve Umut ile arkadaştı ama hangi kafelere gittiğini bilmem. Biz ailece Moğoltay Mahallesi'ndeki kafeye giderdik" ifadelerini kullandı.

Oğlunun ruhsatlı ya da ruhsatsız tabanca ve tüfeği olmadığını anlatan Sonel, airsoft diye tabir edilen boncuk atan silahları ise spor amaçlı kullandığını iddia etti. Sonel, Umut Altaş'ı Tunceli'de oğlunun arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bir kez konuta Uğurcan ve ismini bilmediğim bir arkadaşı ile gelmişti, çok da kalmamışlardı zaten. Yüz yüze sadece o gün iletişimim oldu başka da bir yerde görmedim iletişim kurmadım. Umut Altaş ile oğlumun arkadaşı olduğu için bir kez görüştüm o gün hariç hiç görüşmedim, ailelerini dahi bilmem. Umut ile biz Ordu'da iken aralarında sanırım bir sorun yaşanmış ki adını hiç anmamaya başladı. Sorun olup olmadığını da bilmiyorum. Oğluma bir kez sordum bir şey mi oldu diye o da bana 'boşver anne' dediğini hatırlıyorum. Uğurcan A'yı Tunceli ilinde oğlumun son bir sene arkadaşı olması nedeniyle tanırım. Bir ya da iki kez konuta Umut ve ismini bilmediğim bir arkadaşı ile gelmişti. Onun haricinde Uğurcan'ın da ailesi dahil tanımam. Oğlum Uğurcan ile Tunceli ilinden gittikten sonra da görüşmeye devam etti."

"Bu tür kişileri tanımamın imkanı yok"

Gülistan Doku'nun adını 2020 yılında kaybolduktan sonra duyduğu ve asla tanımadığı iddiasında bulunan Sonel, "Çünkü PKK'nın eylemlerinde görüntüleri vardı, benim de bu tür kişileri tanımamın imkanı yok. Başına gelenler hakkında bir bilgim yok. Ben PKK derken şunu demek istedim nevruz olaylarında medyada kızın fotoğraflarını görmüştüm. Ben sadece medyada duyduklarımı biliyorum haricinde akıbeti ve kendisi hakkında bir bilgim yoktur. Ben eşimin kayıp kızı arama çalışmaları ile ilgili gazetelerden duyduğum kadarıyla her tarafın arandığını duydum. Kaybolduktan sonra arama çalışmaları olarak neler yapıldığını bilmiyorum. Suyun içerisinde AFAD ve il dışından gelen ekipleri görüyorduk" bilgisini verdi.

"Fotoğraflardaki silahlar görevli polislere ait"

"Oğlunuz Mustafa Türkay Sonel'in el konulan cep telefonunda yapılan incelemede birçok silahla çekilen fotoğraflar elde edilmiştir. Bu doğrultuda oğlunuzun silaha olan merakı nereden gelmektedir? Silahlı herhangi bir olaya karıştı mı?" sorusuna Sonel, şu yanıtı verdi:

"Bu fotoğraflardan bilgim yok, görmedim ama var ise bu silahlı fotoğraflar görevli polislere ait silahlardır. Oğlumun airsoft silahı vardı gerçek silahı yoktu. Ben medyada çıkan resimleri görmedim çünkü ilk operasyon haberleri ile birlikte aileme bombardıman başladı, bu sebeple tansiyon hastalığım nüksetti ve sosyal medyam dahil hiçbir haber sitelerine girmedim, televizyon açmadım. Kızım arada gelip anlatıyordu, sonra onu da istemedim."

"Gülistan Doku'nun haber alınamadığı 5 Ocak 2020 tarihinden sonra ailesi tarafından çıkartılan SIM kartının eşiniz Tuncay Sonel'in talimatıyla adli makamlara bildirilmeden Ankara ilinde herhangi bir yetkisi bulunmayan Gökhan Ertok isimli eski polise gönderilerek işlem yaptırılmasıyla ilgili diyecekleriniz nelerdir?" sorusuna ise Sonel, konuyla ilgili hiçbir fikri olmadığını, eşinin de bu tür konuları kendisiyle konuşmadığını iddia etti.

"Tutuklu tanık T.G. beyanında, kendisine cesedi alıp yok etmesi karşılığında nakit 100 bin lira para verdiğinizi, oğlunuzun Gülistan Doku'yu 2 el ateş ederek öldürdüğünü, tek oğlunuz olduğunu ve o kızla evlenmesini istemediğinizi beyan etmiştir. Bu iddialar karşısında söyleyecekleriniz nelerdir?" sorusu üzerine Sonel, "T.G. isimli şahsın adını bile duymadım. Bu iddialara karşılık ne şahidi var göstersin delillerini. Böyle bir şey yaptığına dair delili nedir? Bunu kesinlikle kabul etmiyorum" ifadesini kullandı.

"Birlikte oturup aleyhime ifade vermişler"

Sonel, Gülistan Doku’nun kaybolduğu tarihte oğlu Mustafa Türkay Sonel’in odasından çıkmadığı, okula gitmediği ve eve gelmediği yönündeki konut çalışanları Selvi Y. ve Gönül G.’nin ifadeleri soruldu. Handan Sonel, "İfadeler katiyen yalandır. Birlikte oturup aleyhime ifade vermişler. Oğlum kahvaltı yapmazdı, geç kalkardı. Okula gitmeme nedeni 5 askerin şehit olduğu dönemde okulda yaşadığı bir tartışma/sataşma sonrası bize kırılmasıyla ilgilidir, Gülistan Doku olayıyla bir alakası yoktur" dediği öğrenildi.

"Oğlum üzüldü diye o böcekleri çöpten topladık"

Doku’nun kaybolduğu günlerde eski Vali Tuncay Sonel’in sinirlenerek oğlunun odasındaki eşyaları kolilere koyarak çöpe attırdığı ve odada silahlar bulunduğu yönündeki tanık açıklamalarını ilişkin de Handan Sonel, "Atılan eşyalar koli değil, ayakkabı kutusu büyüklüğündeydi. Oğlum canlı yem olarak böcek/solucan besliyordu, eşim ders çalışmıyor diye sinirlenip onları attı. Sonra oğlum üzüldü diye çalışanlarla birlikte o böcekleri çöpten topladık. Oğlumun odasında kesinlikle gerçek silah yoktu. Sadece boncuk atan airsoft silahları vardı" ifadesini kullandığı belirtildi.

"Bir vali bunları alamaz mı?"

Ankara’daki ikametlerinde yapılan aramada ele geçirilen yaklaşık 13,4 milyon TL değerindeki ziynet eşyası ve ruhsatsız Sig Sauer marka tabanca sorulan Handan Sonel, "27 yıllık evliyim, eşim de ben de çalışıyoruz. Düğünümde takılan takılar bile duruyor. Farklı görev yerlerimizde dönem dönem bir birikim olarak yaptırdık. Bir vali bunları alamaz mı. Tabanca sıfırdır, kullanılmamıştır. Ruhsatlı olup olmadığını, hediye mi geldiğini bilmiyorum. Kutu açılmamış bile" yanıtını verdiği kaydedildi.

Operasyonların ardından uzun yıllardır kullandığı telefon hattını bırakıp kızı adına yeni hattı neden çıkardığı yönündeki soruya Handan Sonel, Sonel, "Soruşturma sürecinde kimseden abuk subuk sorular duymamak ve muhatap olmamak için hattı kapattım. Bir korkum yok" yanıtını verdiği öğrenildi.

Kaynak: AA-ANKA