Döviz
Oyunlar
Olmazsa Olmaz
- Hava Durumu
- Sinemalar
- Kimlik Numarası
- Telefon Rehberi
- Emniyet Genel Müd
- Borsa İstanbul
- F5 Haber
- İstanbul Haritası
- Son Depremler
- Milli Piyango
- SGK Kurumu
- TSK
- Vergi Takvimi
- A.Ö.F. Sonuçları
- PTT Hizmetleri
- Vergi Sorgulama
- Memurlar.net
- KamuAjans
- TTNET
- YÖK
- Şehirlerarası Mesafe
- Karayolları Durumu
- Turkcell
- Vodafone
- Türk Telekom
- Para limanı
- Teknoloji Oku
İş Kariyer
İbrahim Saraçoğlu'ndan şaşırtan küflü kavun açıklaması: Dünyanın en güçlü antibiyotiklerinden birinin üretiminde kullanılıyor!
Tıp tarihini değiştiren penisilin üretiminden Ağrı Dağı'ndan çıkan milyar dolarlık ilaçlara... Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, Anadolu topraklarının saklı kalan biyolojik zenginliğini ve hayati detayları açıkladı. Katıldığı bir televizyon programında küflü kavundan elde edilen ilaca dikkat çeken Saraçoğlu, Anadolu'nun zenginliklerine vurguda bulunarak "Bakın Anadolu tahmin edemeyeceğiniz kadar zengin bitkilere sahip. Bunları kim konuşuyor? Bunları kim öğretiyor?" dedi.
Anadolu’nun kadim toprakları, sadece zengin bir tarihe ve stratejik bir coğrafyaya ev sahipliği yapmakla kalmıyor; aynı zamanda dünya tıp ve bilim tarihini değiştiren muazzam bir biyolojik mirası bünyesinde barındırıyor. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, Anadolu’nun sahip olduğu bu zengin genetik kaynakların ve floranın küresel ölçekte nasıl büyük buluşlara ilham verdiğini, ancak bu değerlerin yeterince korunamadığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.Saraçoğlu'nun dikkat çektiği en çarpıcı detaylar, tıp tarihinin dönüm noktalarında Anadolu topraklarının ve kültürünün oynadığı kritik rolü gözler önüne seriyor.
Anadolu’nun kadim toprakları, sadece zengin bir tarihe ve stratejik bir coğrafyaya ev sahipliği yapmakla kalmıyor; aynı zamanda dünya tıp ve bilim tarihini değiştiren muazzam bir biyolojik mirası bünyesinde barındırıyor. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, Anadolu’nun sahip olduğu bu zengin genetik kaynakların ve floranın küresel ölçekte nasıl büyük buluşlara ilham verdiğini, ancak bu değerlerin yeterince korunamadığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.
Saraçoğlu'nun dikkat çektiği en çarpıcı detaylar, tıp tarihinin dönüm noktalarında Anadolu topraklarının ve kültürünün oynadığı kritik rolü gözler önüne seriyor.
PENİSİLİNDEN ÇORUM KAVUNUNA: KÜFÜN HAYAT KURTARAN GÜCÜ Antibiyotiğin keşif süreci bilim dünyasında klasik bir şans hikayesi olarak anlatılır. 1928 yılında Alexander Fleming, Penicillium notatum adlı küfün bakterileri yok ettiğini fark etmiş, ancak bu buluşun geniş kitlelere ulaşacak verimle üretilmesi yıllar almıştı. İkinci Dünya Savaşı sırasında enfeksiyon kaynaklı ölümleri azaltmak için zamanla yarışan bilim insanları, üretimi artıracak daha güçlü bir küf türü arayışına girdi.Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, bu arayışın merkezinde Anadolu menşeili bir türün yer aldığını vurguluyor.Amerika’daki bir araştırma laboratuvarında çalışan yetkililer, pazarda küflenmiş bir kavun fark ederler. Bu, bizim 'Çorum kavunu' olarak bildiğimiz türdür. Üzerindeki küfün (Penicillium chrysogenum) inanılmaz derecede yüksek verimle antibiyotik ürettiği anlaşılır. Milyonlarca insanın hayatını kurtaran ve 1945'te Nobel Ödülü getiren o kitlesel antibiyotik üretiminin temelinde, Anadolu’dan giden bu kavun üzerindeki küf yer almaktadır.
Antibiyotiğin keşif süreci bilim dünyasında klasik bir şans hikayesi olarak anlatılır. 1928 yılında Alexander Fleming, Penicillium notatum adlı küfün bakterileri yok ettiğini fark etmiş, ancak bu buluşun geniş kitlelere ulaşacak verimle üretilmesi yıllar almıştı. İkinci Dünya Savaşı sırasında enfeksiyon kaynaklı ölümleri azaltmak için zamanla yarışan bilim insanları, üretimi artıracak daha güçlü bir küf türü arayışına girdi.
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, bu arayışın merkezinde Anadolu menşeili bir türün yer aldığını vurguluyor.
Amerika’daki bir araştırma laboratuvarında çalışan yetkililer, pazarda küflenmiş bir kavun fark ederler. Bu, bizim 'Çorum kavunu' olarak bildiğimiz türdür. Üzerindeki küfün (Penicillium chrysogenum) inanılmaz derecede yüksek verimle antibiyotik ürettiği anlaşılır. Milyonlarca insanın hayatını kurtaran ve 1945'te Nobel Ödülü getiren o kitlesel antibiyotik üretiminin temelinde, Anadolu’dan giden bu kavun üzerindeki küf yer almaktadır.
HAYATİ ÖNEME SAHİP! Çorum kavunu veya tıp tarihindeki adıyla Penicillium chrysogenum örneği, doğadaki bir organizmanın modern tıbbın hizmetine nasıl sunulabileceğinin mükemmel bir göstergesidir. Doğada, bu küf türü meyve yüzeyindeki besin maddelerini tüketirken kendisini diğer bakterilere karşı korumak adına doğal antibiyotik bileşikleri salgılar. İkinci Dünya Savaşı yıllarında bilim insanlarının yaptığı şey, bu doğal savunma mekanizmasını fark edip laboratuvar ortamında saflaştırmak ve insan vücudunun tolere edebileceği, standart dozajlarda kullanılabilen steril bir ilaca dönüştürmekti. Ancak burada hayati bir ayrım bulunmaktadır: İlaç haline getirilen madde küfün kendisi veya küflü gıdanın kendisi değil, o küfün ürettiği biyokimyasal etken maddenin izole edilmiş ve sterilize edilmiş halidir.
Çorum kavunu veya tıp tarihindeki adıyla Penicillium chrysogenum örneği, doğadaki bir organizmanın modern tıbbın hizmetine nasıl sunulabileceğinin mükemmel bir göstergesidir. Doğada, bu küf türü meyve yüzeyindeki besin maddelerini tüketirken kendisini diğer bakterilere karşı korumak adına doğal antibiyotik bileşikleri salgılar. İkinci Dünya Savaşı yıllarında bilim insanlarının yaptığı şey, bu doğal savunma mekanizmasını fark edip laboratuvar ortamında saflaştırmak ve insan vücudunun tolere edebileceği, standart dozajlarda kullanılabilen steril bir ilaca dönüştürmekti. Ancak burada hayati bir ayrım bulunmaktadır: İlaç haline getirilen madde küfün kendisi veya küflü gıdanın kendisi değil, o küfün ürettiği biyokimyasal etken maddenin izole edilmiş ve sterilize edilmiş halidir.
EVDE KÜFLÜ GIDA TÜKETMENİN VE BİLİNÇSİZ KULLANIMIN BÜYÜK RİSKLERİ Halk arasında zaman zaman "küflü peynir yaraya iyi gelir" veya "küflü gıda antibiyotiktir" gibi yanlış algılar oluşabilmektedir. Ancak laboratuvar ortamındaki biyoteknolojik süreçler ile mutfaktaki küflü bir gıdayı tüketmek veya cilde sürmek arasında ölümcül farklar vardır.Gıda maddeleri üzerinde kendiliğinden oluşan küfler, sadece tek bir faydalı türden ibaret değildir. Çoğu zaman gözle görülemeyen alanlarda mikotoksin adı verilen oldukça zehirli kimyasallar üretirler. Bilinçsizce küflü gıda tüketilmesi veya bunların tıbbi amaçla doğrudan vücuda uygulanması şu ciddi sağlık risklerini beraberinde getirir:AFLATOKSİN VE MİKOTOKSİN ZEHİRLENMESİ: Küflerin ürettiği zehirli bileşikler ısıya dayanıklıdır ve gıdanın derinliklerine kadar işler. Bu maddeler karaciğerde ve böbreklerde birikerek organ yetmezliğine, akut zehirlenmelere ve uzun vadede kanser riskine yol açabilir.
Halk arasında zaman zaman "küflü peynir yaraya iyi gelir" veya "küflü gıda antibiyotiktir" gibi yanlış algılar oluşabilmektedir. Ancak laboratuvar ortamındaki biyoteknolojik süreçler ile mutfaktaki küflü bir gıdayı tüketmek veya cilde sürmek arasında ölümcül farklar vardır.
Gıda maddeleri üzerinde kendiliğinden oluşan küfler, sadece tek bir faydalı türden ibaret değildir. Çoğu zaman gözle görülemeyen alanlarda mikotoksin adı verilen oldukça zehirli kimyasallar üretirler. Bilinçsizce küflü gıda tüketilmesi veya bunların tıbbi amaçla doğrudan vücuda uygulanması şu ciddi sağlık risklerini beraberinde getirir:
ÖLÜMCÜL ENFEKSİYONLAR VE ALLERJİK ŞOK: Hastalık yapıcı (patojen) fungal sporların solunması veya açık yaraya temas ettirilmesi, özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerde kana karışan ağır mantar enfeksiyonlarına ve şiddetli alerjik reaksiyonlara (anafilaksi) sebep olabilir.BAKTERİYEL ÇAPRAZ BULAŞMA: Küflenmiş gıdalar genellikle Salmonella, E. coli veya Listeria gibi tehlikeli bakterilerin de çoğalması için uygun bir ortam oluşturur. Küflü bölgeyi kesip atmak bile gıdayı tamamen güvenli kılmaz; çünkü küfün "hip" adı verilen kök benzeri uzantıları gıdanın gözle görülmeyen iç kısımlarına kadar yayılır.Doğadaki küfler tıbbi buluşlar için muazzam bir ilham kaynağı olsa da, ev ortamında veya kontrolsüz koşullarda küflü gıdalardan şifa aramaya çalışmak faydadan çok hayati riskler barındıran son derece tehlikeli bir davranıştır.
Doğadaki küfler tıbbi buluşlar için muazzam bir ilham kaynağı olsa da, ev ortamında veya kontrolsüz koşullarda küflü gıdalardan şifa aramaya çalışmak faydadan çok hayati riskler barındıran son derece tehlikeli bir davranıştır.
AĞRI DAĞI’NDAN ÇIKAN 9,5 MİLYAR DOLARLIK İLAÇ Anadolu topraklarındaki mikroorganizma çeşitliliğinin ne kadar büyük bir ekonomik ve tıbbi potansiyele sahip olduğuna dair bir diğer çarpıcı örnek ise Ağrı Dağı'ndan.Son 50 yılın en etkili antibiyotik etken maddelerinden biri olan Daptomisin (D-Thomazen), Ağrı Dağı’ndan alınan toprak örneklerinin izole edilmesiyle keşfedildi. Saraçoğlu, yabancı araştırmacıların bu toprağı inceleyip patenti alarak uluslararası bir dev İlaç şirketine 9,5 milyar dolara sattığını belirterek, öz değerlerimize sahip çıkmanın önemine vurgu yapıyor.
Anadolu topraklarındaki mikroorganizma çeşitliliğinin ne kadar büyük bir ekonomik ve tıbbi potansiyele sahip olduğuna dair bir diğer çarpıcı örnek ise Ağrı Dağı'ndan.
Son 50 yılın en etkili antibiyotik etken maddelerinden biri olan Daptomisin (D-Thomazen), Ağrı Dağı’ndan alınan toprak örneklerinin izole edilmesiyle keşfedildi. Saraçoğlu, yabancı araştırmacıların bu toprağı inceleyip patenti alarak uluslararası bir dev İlaç şirketine 9,5 milyar dolara sattığını belirterek, öz değerlerimize sahip çıkmanın önemine vurgu yapıyor.
ÇİÇEK AŞISI VE OSMANLI’NIN TIP MİRASI Tıp tarihinde aşı teknolojilerinin batı merkezli anlatılmasına da değinen Saraçoğlu, çiçek hastalığıyla mücadelede Osmanlı İmparatorluğu'nun uygulamalarının öncü olduğunu ifade ediyor.1700'lü yıllarda İngiltere’nin İstanbul Büyükelçisi’nin eşi olan Lady Mary Montagu, Osmanlı doktorlarının uyguladığı aşı yöntemini görerek kendi çocuklarına da yaptırmış ve bu yöntemi İngiltere'ye taşımıştır. Çiçek aşısının Batı dünyasında yaygınlaşması, Osmanlı’nın bu kadim geleneksel tıp birikimine dayanmaktadır.
Tıp tarihinde aşı teknolojilerinin batı merkezli anlatılmasına da değinen Saraçoğlu, çiçek hastalığıyla mücadelede Osmanlı İmparatorluğu'nun uygulamalarının öncü olduğunu ifade ediyor.
1700'lü yıllarda İngiltere’nin İstanbul Büyükelçisi’nin eşi olan Lady Mary Montagu, Osmanlı doktorlarının uyguladığı aşı yöntemini görerek kendi çocuklarına da yaptırmış ve bu yöntemi İngiltere'ye taşımıştır. Çiçek aşısının Batı dünyasında yaygınlaşması, Osmanlı’nın bu kadim geleneksel tıp birikimine dayanmaktadır.
Karanlık Mod
İnternet Medyası
- Patronlar Kulübü
- Bir Gazete
- Mynet
- Haberler.com
- Onedio
- Acunn
- Sondakika.com
- Haber7.com
- HaberZamanı
- Ensonhaber.com
- İnternetHaber.com
- İto Haber
- CNNturk.com.tr
- Ntvmsnbc
- Ulusalpost.com
- Haberay.com
- Haber3.com
- Haberself.com
- T24.com.tr
- HaberinAdresi.com
- Odatv.com
- Netgazete
- Yeni Mesaj
- HaberAktuel.com
- Gazete Şok
- F5 Haber
- Son Mühür
- Ulu Savunma
Spor Siteleri
- Gazetekeyfi Spor
- İddaa
- SporX.com
- Fanatik
- NTV Spor
- Ligtv
- Fotomaç
- AjansSpor
- Skor Sözcü
- Super FB
- Antu.com
- Fenerbahce.org
- Galatasaray.org
- Webaslan.com
- ultrAslan.com
- GSGazete
- Bjk.com.tr
- Duhuliye
- Karakartal
- Kartalhaber
- Bordomavi.net
- Bordomavi Forum
- Bursaspor
- TransferMarkt
- Fotospor
- SporxTV
- Futbol Arena
- Motorsport
- Türkiye Jokey Kulübü
- Hakemin Sesi
- Sahadan
- Spormax
- Maçkolik
- Bilyoner