Atatürk 100

İngiltere'nin yeni liderinden ilk konuşma: "Değişim önce bizimle başlamalı, umudu insanlara geri vereceğiz"

Tarih: 17.07.2026 - 15:03

Gelecek hafta başbakanlık görevini Keir Starmer'dan devralacak Burnham, ilk konuşmasında parti içi çekişmeleri sona erdirme, yetkileri Londra'dan bölgelere devretme ve "insanlara umudu geri verme" sözü verdi

Haber Resmi

İngiltere'de iktidardaki İşçi Partisi'nin yeni lideri Andy Burnham oldu.

Parti konferansında milletvekillerinin ezici desteğiyle lider seçilen Burnham, pazartesi günü Keir Starmer'dan başbakanlık görevini devralarak son on yılın yedinci İngiltere başbakanı olacak.

Manchester Belediye Başkanlığı dönemindeki performansı nedeniyle "Kuzey'in Kralı" olarak anılan Burnham, lider seçilmesinin ardından yaptığı ilk konuşmada parti içinde yeni bir sayfa açma ve ülke siyasetini değiştirme sözü verdi.

Konuşmasına parti içi birlik mesajıyla başlayan Burnham, İşçi Partisi'nin kendi iç çekişmeleriyle vakit kaybetmemesi gerektiğini belirterek, "Parti içindeki yıpratıcı kulis kültürünü sona erdireceğim. Değişim önce bizimle başlamalı" dedi.

"Yeni bir siyaset" vurgusu

Burnham, siyasetin karşılıklı suçlamalar yerine sorun çözmeye odaklanması gerektiğini belirterek, İngiltere'nin "yeni bir siyasete" ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Vatandaşların siyasi tartışmalardan uzaklaştığını ifade eden Burnham, "İnsanlar düşen yaşam standartları karşısında siyasetçilerin birbirini suçlamasını değil, sorunları nasıl çözeceklerini duymak istiyor" diye konuştu.

İşçi Partisi'nin seçim kazanmasının yolunun kendi değerlerine dönmesinden geçtiğini savunan Burnham, "Başka partilere benzemeye çalışmayacağız. Cesur, özgüvenli ve gerçek anlamda İşçi Partisi olarak kazanacağız" ifadelerini kullandı.

"İş dünyasıyla birlikte çalışacağız"

Ekonomi konusunda da mesaj veren Burnham, kendisini "iş dünyası dostu bir İşçi Partisi lideri" olarak tanımladı.

Greater Manchester'da kamu ve özel sektör iş birliğiyle önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Burnham, benzer modeli ülke geneline yaymayı hedeflediğini söyledi. Gençlere üniversite, mesleki eğitim ve çıraklık arasında eşit fırsatlar sunacak yeni bir eğitim sistemi kurmayı planladığını da dile getirdi.

Burnham'ın programının merkezinde ise yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmesi bulunuyor.

Merkezi yönetimin elindeki yetkilerin bölgelere aktarılacağını söyleyen Burnham, "Westminster ve Whitehall'dan gücü alıp insanların yaşadığı yerlere geri vereceğiz" dedi.

İngiltere'nin son kırk yılda yanlış ekonomik ve siyasi tercihler yaptığını savunan Burnham, konut, su, enerji ve ulaşım gibi temel hizmetlerin özelleştirilmesiyle birçok topluluğun ekonomik açıdan geride bırakıldığını ifade etti.

Sağ popülist siyasetin kullandığı "Kontrolü geri al" sloganına da gönderme yapan Burnham, "Kontrolü geri alalım diyenler, onu en başta veren kişilerdi" sözleriyle Muhafazakârlar ve Reform UK'yi eleştirdi.

Burnham'ı bekleyen zorlu meseleler

Öte yandan Burnham, başbakanlık görevini devralırken yalnızca parti içi dengeleri yönetmekle değil, uzun süredir çözülemeyen ekonomik ve sosyal sorunlarla da mücadele etmek zorunda kalacak.

BBC'ye göre Burnham'ın "başını ağrıtacak" kritik gündemler şöyle:

Yeni başbakanın önündeki en kritik başlıkların başında hızla büyüyen sosyal yardım harcamaları geliyor. Çalışma çağındaki hastalık ve engellilik ödemelerinin yıllık maliyeti yaklaşık 58 milyar sterline ulaşırken, bu rakamın 2030'a kadar 78 milyar sterline çıkması bekleniyor. Burnham, yardım harcamalarını kesintiler yerine daha fazla kişiyi istihdama kazandırarak azaltmayı hedeflediğini açıklamıştı.

Savunma harcamaları da yeni hükümet üzerinde önemli baskı oluşturacak. Mevcut planlar savunma bütçesini 2030'a kadar GSYH'nin yüzde 2,7'sine çıkarırken, hem NATO'nun yeni hedefleri hem de parti içinden gelen talepler harcamaların daha da artırılmasını gerektiriyor. Bunun kamu maliyesine yıllık milyarlarca sterlin ek yük getireceği hesaplanıyor.

İngiltere'nin kronikleşen sosyal bakım sistemi de Burnham'ın öncelikleri arasında yer alıyor. Yaklaşık iki milyon yaşlı kişinin yeterli bakım hizmetine erişemediği ülkede, İşçi Partisi'nin seçim vaatleri arasında yer alan "Ulusal Bakım Hizmeti" modelinin nasıl finanse edileceği belirsizliğini koruyor.

Konut krizi de yeni hükümetin çözmesi gereken en önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Hükümetin parlamento dönemi boyunca 1,5 milyon yeni konut inşa etme hedefi bulunmasına rağmen son bir yılda tamamlanan konut sayısı 204 binde kaldı. Burnham, savaş sonrası dönemin en büyük belediye konutu inşa programını başlatma sözü verse de bunun milyarlarca sterlinlik ek kamu kaynağı gerektireceği belirtiliyor.

Yeni başbakanın karşı karşıya olduğu bir diğer önemli sorun ise ne eğitimde ne istihdamda bulunan 16-24 yaş grubundaki yaklaşık bir milyon genç. Burnham, mesleki eğitimi ve çıraklık programlarını güçlendirerek gençlerin iş gücüne katılımını artırmayı planlıyor. Ancak uzmanlar, bu hedefin de ciddi kamu yatırımları gerektireceğine dikkat çekiyor.

Reform UK'nin yükselişini durdurmayı hedefliyor

Burnham, liderlik yarışında milletvekillerinin desteğini büyük ölçüde, Nigel Farage liderliğindeki Reform UK'nin yükselişini durdurabilecek isim olarak görülmesine borçlu. Son aylarda kamuoyu yoklamalarında öne çıkan Reform UK'nin yükselişi, İşçi Partisi içinde ciddi endişe yaratmıştı.

Burnham, özellikle ekonomik eşitsizliklerin azaltılması, bölgeler arası kalkınma farklarının kapatılması ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesiyle popülist siyasetin önüne geçilebileceğini savunuyor.

Yeni lider, kabinesini henüz belirlemediğini açıklarken, oluşturacağı ekibin parti içindeki tüm kesimleri ve farklı toplulukları temsil edeceğini söyledi. Burnham'ın önünde, en geç 2029'da yapılması beklenen genel seçimler öncesinde vaatlerini hayata geçirmek için yaklaşık üç yıllık bir süre bulunuyor.