Atatürk 100

İran ABD ile görüşmelere yeniden dönmek için neden acele etmiyor?

Tarih: 28.07.2026 - 19:44

İran, ABD ile doğrudan görüşmelere dönmek için acele etmiyor. Tahran, askeri ve diplomatik açıdan elinin güçlü olduğunu savunurken, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün tanınmasını istiyor

Haber Resmi

ABD ile yeniden başlayan çatışmaların ardından son birkaç gündür İran semalarında patlama ve hava saldırılarının sesi duyulmuyor. Ancak İranlı yetkililer, herhangi bir ateşkes konusunda anlaşmaya varmadıklarını ve ABD'li müzakerecilerle doğrudan görüşmeler yapmak için acele etmediklerini söylüyor.

Bunun yerine İranlı yetkililer, güçlü bir konumda olduklarını öne sürüyor. Askeri yetkililer savaş alanındaki başarılarını övüyor, diplomatlar ise ABD'nin İran'ın yeniden müzakere masasına dönmeye istekli olduğu yönündeki iddialarını reddediyor.

İran'dan gelen açıklamalar, ülke liderlerinin ABD ile tam anlamıyla barış ile kapsamlı savaş arasında kalan mevcut belirsizlikten rahatsız olmadığını gösteriyor. Tahran yönetimi, olası yeni bir çatışmayı yönetebileceğine ve ABD Başkanı Donald Trump karşısında pazarlık gücüne sahip olduğuna inanıyor. İran'ın önceliği ise stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün uluslararası düzeyde tanınmasını sağlamak. Ancak ABD şimdiye kadar böyle bir taviz vermeye yanaşmadı.

Buna karşın analistler, belirsizliğin İran açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Çatışmalar her an yeniden başlayabilir, kalıcı bir anlaşma hâlâ uzak görünüyor ve istikrarsızlık, savaşın yarattığı yıkım ile ABD'nin deniz ablukası nedeniyle İran ekonomisinin daha da kötüleşmesi neredeyse kaçınılmaz görülüyor.

Savaş sırasında ülke üzerindeki etkisini daha da artıran ideolojik askeri güç Devrim Muhafızları'nın eski sözcüsü Ramazan Şerif, pazar günü yaptığı açıklamada İran'ın "düşmanının her aşamada stratejik yenilgiye uğradığını" söyledi. İran devlet medyası da bu açıklamayı yayımladı.

Son iki haftada karşılıklı saldırıların ardından son günlerde yaşanan sakinliğe İranlı diplomatlar daha temkinli yaklaşıyor. Ancak açıklamalar, uzlaşmaya hazır olduklarına dair güçlü bir işaret vermiyor.

"İçinde bulunduğumuz durumun ateşkesle ilgisi yok"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, "Şu anda içinde bulunduğumuz durum ateşkes olarak tanımlanamaz" dedi.

Trump ise pazartesi günü yaptığı açıklamada İran'ın görüşmeler yapabilmek için çatışmalara ara verilmesini istediğini ve iki taraf arasında temasların sürdüğünü söyledi.

Air Force One uçağında gazetecilere konuşan Trump, "Şu anda görüşüyoruz" ifadelerini kullanırken, İran ile yeni bir diplomasi turunun önemli bir ilerleme sağlayabileceğine inandığını belirtti. Geçen hafta Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada ise "Bunu sona erdirmek için umutsuzca görüşmek istiyorlar" demişti.

Bekayi ise ABD ile şu anda herhangi bir müzakere yürütüldüğü iddiasını kesin bir dille reddetti.

İran'da diplomatik temaslar konusunda da ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. Sertlik yanlıları yeniden müzakerelere dönülmesine karşı çıkarken, ateşkes sağlamak amacıyla görüşmeler yürüten seçilmiş hükümeti de sert şekilde eleştiriyor.

Bekayi, İran'ın şu anda Umman ile Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin görüşmeler yürüttüğünü söyledi. Petrol ve doğal gaz sevkiyatı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı, İran'ın şubat ayı sonunda ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından fiilen kapattığı bir su yolu haline gelmişti.

Siyasi risk danışmanlık şirketi Eurasia Group'ta İran analisti Gregory Brew, "Onlar zamanın kendi lehlerine işlediğine, Donald Trump'tan daha başarılı şekilde acıya ve baskıya dayanabileceklerine ve sonunda Trump'ın, kendi taleplerine uygun bir anlaşmayı kendilerinden taviz istemeden kabul edeceğine inanıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Petrol fiyatları yeniden tırmanıyor

Çatışmaların yeniden başlaması petrol fiyatlarını hızla yükseltti. Bunun sonucu olarak ABD'li tüketiciler akaryakıt fiyatlarında artışla karşı karşıya kaldı. Daha önce ABD ile İran saldırılarına ara verdiğinde petrol fiyatları sert şekilde gerilemişti.

Trump ise İran konusunda atacağı bir sonraki adım konusunda zor bir ikilemle karşı karşıya bulunuyor.

New York Times'ın cumartesi günü yayımladığı habere göre ABD yönetimi içinde yapılan değerlendirmelerde, Pentagon'un hava savunma mühimmatı stoklarının azalmasının savaşa yeniden dönmeyi yüksek riskli hale getirdiği belirtiliyor. ABD'li yetkililer ayrıca savaşın bölgeye yayılma ihtimali, Basra Körfezi'ndeki müttefikler üzerindeki etkileri ve küresel enerji arzına olası yansımalar konusunda da endişe duyuyor.

Washington Institute'ta kıdemli araştırmacı ve İran ordusu uzmanı Farzin Nadimi, İran'ın füze stoklarının mevcut durumunun tam olarak bilinmediğini söyledi.

Nadimi'ye göre İran, Haziran 2025'te İsrail ile yaşanan kısa süreli savaş ile mevcut savaşın başlaması arasındaki dönemde 700 ila 1.000 arasında katı yakıtlı balistik füze üretti. Sıvı yakıtlı balistik füzeler ile seyir füzelerinin üretim miktarının ise net olarak hesaplanamadığını belirtti.

İran'ın füze üretimine ilişkin açık kaynaklı bilgilerin sınırlı olduğunu ifade eden Nadimi, bu nedenle ülkenin olası yeni bir tam kapsamlı savaşta nasıl bir performans göstereceğinin kesin olarak bilinmediğini söyledi.

Buna rağmen Nadimi, İran'ın hem ABD'yi hem de İsrail'i içine alan, sonucu belirsiz tam kapsamlı bir savaşa geri dönmek istemediğini belirtti. Son dönemde İranlı yetkililerin verdikleri röportajlarda ateşkesi kabul etmelerinde, füze stoklarının azalmış olmasının ya da mevcut stoklara tam erişim sağlayamamalarının etkili olduğunu ima ettiklerini de sözlerine ekledi.

Gregory Brew ise İran'ın taleplerini fazla ileri götürmesi halinde bunun ters tepebileceğini söyledi. Brew'e göre Trump açısından savaşı yeniden tırmandırmak, İran'a Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sağlayacak bir anlaşmayı kabul etmekten daha cazip olabilir. Ayrıca diğer ülkelerin de gemilerden geçiş ücreti alınmasını kabul etmesi beklenmiyor.

Brew, son olarak her iki tarafın da gerilimi azaltabilecek bir uzlaşma zemini bulunduğunu, bunun da İran'ın Hürmüz Boğazı'nın geleceğine ilişkin daha uzlaşmacı bir düzenlemeyi kabul etmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

© 2026 The New York Times Company