Atatürk 100

Katır sırtında keşfedilmişti, dünyada sadece orada yetişiyor! Nesli tükenmek üzere olan eşsiz miras çiçek açtı

Tarih: 16.07.2026 - 08:07
Haber Resmi

Türkiye'nin bitki zenginliği dünya çapında ilgi görmeye devam ederken, sadece Artvin'in Murgul ilçesinde hayat bulan son derece nadir bir endemik tür yeniden gündemde. 1957 yılında katır sırtında yapılan zorlu yolculuklarla keşfedilen ve doğada sadece 2 bin bireyi kalan endemik 'dağ gülü' , Tiryal Dağı'nın zirvelerinde pembe çiçekleriyle görsel bir şölen sunuyor.

Haber Resmi

Türkiye sınırları içerisinde yalnızca Artvin’in Murgul ilçesinde doğal yaşam alanı bulan ve nesli ciddi derecede tehlike altında yer alan endemik 'dağ gülü' (Rhodothamnus sessilifolius), 2 bin 350 metre rakıma sahip Tiryal Dağı’nın yamaçlarında çiçeklerini açtı. Bu nadide türün çiçeklenmesi, bölgede adeta büyüleyici bir doğa manzarasını beraberinde getirdi. 

Türkiye sınırları içerisinde yalnızca Artvin’in Murgul ilçesinde doğal yaşam alanı bulan ve nesli ciddi derecede tehlike altında yer alan endemik 'dağ gülü' (Rhodothamnus sessilifolius), 2 bin 350 metre rakıma sahip Tiryal Dağı’nın yamaçlarında çiçeklerini açtı. Bu nadide türün çiçeklenmesi, bölgede adeta büyüleyici bir doğa manzarasını beraberinde getirdi.

 

Haber Resmi

SADECE 2 BİN BİREYİ KALDI: SIKI KORUMA ALTINDA Doğal ortamında yalnızca yaklaşık 2 bin adet bireyinin kaldığı tahmin edilen dağ gülü için koruma çemberi genişletilmiş durumda. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Tür Eylem Planı kapsamında, bu kritik türün geleceğe taşınabilmesi amacıyla izleme, envanter çıkarma ve koruma faaliyetleri büyük bir titizlikle yürütülüyor. 

Doğal ortamında yalnızca yaklaşık 2 bin adet bireyinin kaldığı tahmin edilen dağ gülü için koruma çemberi genişletilmiş durumda. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Tür Eylem Planı kapsamında, bu kritik türün geleceğe taşınabilmesi amacıyla izleme, envanter çıkarma ve koruma faaliyetleri büyük bir titizlikle yürütülüyor.

 

Haber Resmi

DÜNYADA SADECE MURGUL’UN SARP KAYALIKLARINDA YAŞIYOR Türkiye florasının haritalandırılması ve sınıflandırılması amacıyla botanikçiler tarafından kullanılan özel bir haritalama yöntemi olan Davis kareleme sistemine göre; bu eşsiz bitki dünyada sadece Artvin'in Murgul ilçesinde varlığını sürdürüyor.Bitki, 2 bin 150 ile 2 bin 400 metre rakımlar arasında kalan nemli ve magmatik kayalık çıkıntılarda hayata tutunuyor. İlk kez 1957 yılında İngiliz botanikçi Dr. Peter Davis ve ekibi tarafından bilim dünyasına tanıtılan bu tür, çiçek yapısıyla orman gülüne büyük benzerlik gösterse de tamamen odunsu ve bodur yapısıyla ondan ayrılıyor. Pembe tonlarıyla doğaya renk katan bitkinin çiçekli kalma süresi ise yaklaşık bir ay ile sınırlı bulunuyor.

Türkiye florasının haritalandırılması ve sınıflandırılması amacıyla botanikçiler tarafından kullanılan özel bir haritalama yöntemi olan Davis kareleme sistemine göre; bu eşsiz bitki dünyada sadece Artvin'in Murgul ilçesinde varlığını sürdürüyor.

Bitki, 2 bin 150 ile 2 bin 400 metre rakımlar arasında kalan nemli ve magmatik kayalık çıkıntılarda hayata tutunuyor. İlk kez 1957 yılında İngiliz botanikçi Dr. Peter Davis ve ekibi tarafından bilim dünyasına tanıtılan bu tür, çiçek yapısıyla orman gülüne büyük benzerlik gösterse de tamamen odunsu ve bodur yapısıyla ondan ayrılıyor. Pembe tonlarıyla doğaya renk katan bitkinin çiçekli kalma süresi ise yaklaşık bir ay ile sınırlı bulunuyor.

Haber Resmi

"ZORLU ŞARTLARDA KATIRLARLA KEŞFEDİLMİŞTİ"Bu nadide bitkiyi yerinde gözlemlemek amacıyla Tiryal Dağı’na tırmanan Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak Bilimi ve Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, türün mutlak suretle korunması gerektiğinin önemini vurguladı. Zorlu hava koşulları ve dik yollara rağmen 2 bin 350 rakımlı bölgeye ulaştıklarını belirten Prof. Dr. Tüfekçioğlu, şu ifadeleri kullandı:

Bu nadide bitkiyi yerinde gözlemlemek amacıyla Tiryal Dağı’na tırmanan Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak Bilimi ve Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, türün mutlak suretle korunması gerektiğinin önemini vurguladı. Zorlu hava koşulları ve dik yollara rağmen 2 bin 350 rakımlı bölgeye ulaştıklarını belirten Prof. Dr. Tüfekçioğlu, şu ifadeleri kullandı:

Haber Resmi

"Daha önce ülkemiz florasını çalışan Dr. Davis ve ekibi tarafından o günün imkanlarıyla, katırlarla buraya çıkılarak bu tür tespit edilmişti. Daha sonra uzun bir süre bulamadık. Son 15-20 yıldır yerini yeniden tespit ettik ve koruma çalışmaları başlattık. Tamamen bodur orman gülü diyebileceğimiz, dünyada sadece burada var olan ve nesli tehlike altında bir türümüz bu. Gayet güzel bireylerini görüntüledik, çok memnun olduk ancak bu eşsiz miras için herkesin farkındalık kazanmasını istiyoruz." 

"Daha önce ülkemiz florasını çalışan Dr. Davis ve ekibi tarafından o günün imkanlarıyla, katırlarla buraya çıkılarak bu tür tespit edilmişti. Daha sonra uzun bir süre bulamadık. Son 15-20 yıldır yerini yeniden tespit ettik ve koruma çalışmaları başlattık. Tamamen bodur orman gülü diyebileceğimiz, dünyada sadece burada var olan ve nesli tehlike altında bir türümüz bu. Gayet güzel bireylerini görüntüledik, çok memnun olduk ancak bu eşsiz miras için herkesin farkındalık kazanmasını istiyoruz."

 

Haber Resmi

YENİ İSİM ÖNERİSİ: "MURGUL GÜLÜ" OLSUN Bitkinin lokal endemik yapısına (dünyada sadece çok dar bir alanda yetişme özelliği) dikkat çeken Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, kafa karışıklıklarını önlemek adına bitkinin isminin değiştirilmesi yönünde bir çağrıda bulundu. Tüfekçioğlu, "Bu bitki dünyada sadece Murgul'da yetişiyor. Ancak 'dağ gülü' ismi birçok farklı bitki türü için de genel bir tabir olarak kullanılıyor. Dolayısıyla karışıklığı önlemek ve bitkinin anavatanını vurgulamak adına, artık 'dağ gülü' değil, bu türün adının 'Murgul gülü' olarak değiştirilmesi gerektiğini öneriyoruz" şeklinde konuşarak konunun önemine işaret etti.

Bitkinin lokal endemik yapısına (dünyada sadece çok dar bir alanda yetişme özelliği) dikkat çeken Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, kafa karışıklıklarını önlemek adına bitkinin isminin değiştirilmesi yönünde bir çağrıda bulundu. Tüfekçioğlu, "Bu bitki dünyada sadece Murgul'da yetişiyor. Ancak 'dağ gülü' ismi birçok farklı bitki türü için de genel bir tabir olarak kullanılıyor. Dolayısıyla karışıklığı önlemek ve bitkinin anavatanını vurgulamak adına, artık 'dağ gülü' değil, bu türün adının 'Murgul gülü' olarak değiştirilmesi gerektiğini öneriyoruz" şeklinde konuşarak konunun önemine işaret etti.