Atatürk 100

Suç filmlerini aratmayacak organizasyon: 13 tonluk kokain baskınının ucu İspanya Kralı ve Wall Street'e ulaştı

Tarih: 14.07.2026 - 16:17

Bir uyuşturucu baronu, evinin duvarlarına milyonlarca euro sakladığı öne sürülen üst düzey bir polis müdürü ve İspanya kraliyet ailesine uzanan bağlantılar. 2024'te İspanyol polisinin yaptığı ülke tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonunda derinleşen soruşturma büyük bir suç ağını ortaya çıkardı

Haber Resmi

İspanyol polisi, 2024 sonbaharında ülkenin güneyindeki Algeciras limanında Latin Amerika'dan gönderilen bir muz konteynerını açtığında, tam da bekledikleri gibi tonlarca kokainle karşılaştı. Daha sonra 13 ton olarak açıklanan ele geçirilen miktar İspanya tarihinin en büyük narkotik operasyonu olarak kayıtlara geçti, tüm dünyada da haber oldu.

Ancak soruşturma orada bitmedi.

Bloomberg'e göre soruşturmanın derinleşmesiyle, kara para aklamak amacıyla kullanıldığı öne sürülen mali ağın izleri, geçen yıl yatırımcılardan 200 milyon dolar toplayan Kaliforniya'nın Newport Beach kentindeki bir özel amaçlı satın alma şirketinin (SPAC) kurucularına kadar uzandığı ortaya çıktı.

Dosyada adeta bir suç filminin tüm unsurları yer alıyor: Bir uyuşturucu baronu, evinin duvarlarına milyonlarca euro nakit sakladığı öne sürülen üst düzey bir polis müdürü ve İspanya kraliyet ailesine uzanan bağlantılar. Ancak iddiaları dikkat çekici kılan asıl unsur, Wall Street bağlantılı finansçılar, Dubai'deki lüks gayrimenkuller ve çok sayıda offshore kredi kuruluşunun aynı ağda buluşması.

Bu ayrıntılar, Madrid'deki soruşturmayı yürüten savcı ve polislerin mahkemeye sunduğu ve Bloomberg'in incelediği duruşma öncesi belgelerde yer alıyor. Belgelerde adı geçen kişilerin tamamı İspanyol hukukundaki "investigado" statüsüyle resmen şüpheli olarak soruşturmaya dahil edildi. Ancak henüz hiçbiri hakkında resmi suçlama yöneltilmedi.

Polis şefi de uyuşturucu kaçakçılarıyla çalışmış

Soruşturmacılara göre ağın merkezinde, uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı öne sürülen Ignacio Torán bulunuyor. Lüks saatlere düşkün ve koyu bir Real Madrid taraftarı olarak tanımlanan Torán'ın, servetini bir dönem Arjantinli futbolculara yatırım yapmak için kullanmayı planladığı belirtiliyor.

Soruşturmacılar, suç örgütünün liderinin Ignacio Torán olduğuna inanıyor. İddialara göre Torán, İspanya'da ve yurt dışında, büyük bölümü paravan kişiler üzerine kayıtlı bir holding şirketleri ağı kurdu. Gözaltına alındığında iki İspanyol holding grubunun sahibi olduğu, üçüncü bir holding grubunu ise faaliyete geçirmeye hazırlandığı öne sürülüyor.

Polise göre Torán, bu holding şirketleri aracılığıyla ağırlıklı olarak Dubai'de gayrimenkul yatırımları yaptı. Bunlar arasında Palm Jumeirah'daki W rezidans kompleksinde yaklaşık 10 milyon euro değerinde bir malikâne ile kentte toplam değeri 11 milyon euro olan diğer taşınmazlar bulunuyor. Soruşturmacılar, Torán'ın ele geçirilen mesajlarında bu mülklerden "benim evlerim" diye söz ettiğini belirtiyor.

İddialara göre Torán adına çalışan isimlerden biri ise, 2024'teki büyük kokain operasyonu sırasında İspanya Ulusal Polis Teşkilatı'nın kara para aklamayla mücadele biriminin başında bulunan Óscar Sánchez'ti. Sánchez'in görevini kullanarak uyuşturucu kaçakçılarına yardım ettiği öne sürülüyor. İspanyol basınının aktardığına göre polis, Sánchez'in evine düzenlediği baskında duvarların içine gizlenmiş yaklaşık 20 milyon euro nakit para ele geçirdi.

Torán ve Sánchez, İspanya'da tutuklu yargılanmayı bekliyor.

Dükün oğlu, Kral'ın kuzeni ve dört yıldızlı ABD'li general

Soruşturmacılara göre Torán'ın birlikte çalıştığı isimler arasında bir dükün oğlu ve İspanya Kralı VI. Felipe'nin uzak kuzenlerinden Francisco de Borbón ile Kaliforniya'nın Newport Beach kentindeki lüks Dover Shores semtinde yaşayan ABD'li yatırımcı Ketan Seth de bulunuyor.

Soruşturma dosyasına göre Seth ile De Borbón, Kaliforniya merkezli Alpha Trading adlı şirketin yönetici ortaklarıydı. Yetkililer, şirketin Torán'ın uyuşturucu gelirlerini Panama'daki bir bankada bulunan offshore hesaplar üzerinden aklamak için kullanıldığını öne sürüyor.

Seth ile De Borbón'un yollarının ilk kez nasıl kesiştiği bilinmiyor. Ancak ikili, 2012 yılında Alpha Trading'i kurdu ve şirketi, New York, Madrid ve Miami'de ofisleri bulunan "emtia tedariki ve pazarlaması alanında entegre çözümler sunan lider bir şirket" olarak tanıttı.

Mahkeme kayıtlarına göre Seth'in başka ticari girişimleri de vardı. 2010'lu yıllarda New York'ta çok sayıda UPS kargo şubesi işleten Seth, mülk sahipleriyle yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle 300 bin doların üzerinde ödenmemiş borçtan sorumlu tutulduğu davalarla karşı karşıya kaldı.

Seth ile De Borbón, 2025 yılında veri merkezleri ve yapay zekâ sektörüne yatırım yapmak amacıyla Blue Acquisition Corp. adlı bir özel amaçlı satın alma şirketi (SPAC) kurdu. Eski dört yıldızlı ABD Kara Kuvvetleri Generali Wesley Clark ise şirketin yönetim kurulu başkanlığına getirildi.

Halka arz yoluyla 200 milyon dolar fon

Merkez adresi olarak Ketan Seth'in Newport Beach'teki evini gösteren şirket, geçen yıl haziran ayında halka arz yoluyla yaklaşık 200 milyon dolar fon topladı. Ardından da New York eyaletindeki Niagara Falls'ta bulunan bir veri merkezini satın almak üzere anlaşma yaptı.

Bloomberg verilerine göre, kısa süre önce US Bancorp tarafından satın alınan yatırım bankası BTIG, halka arz sürecini organize eden kurumlar arasında yer aldı. Şirketin bugün en büyük hissedarları arasında ise Wall Street'in önde gelen hedge fonlarından Sona Asset Management ve LMR Partners bulunuyor. BTIG, Sona ve LMR temsilcileri Bloomberg'in yorum talebini geri çevirdi.

Soruşturma belgelerinde Blue Acquisition Corp.'un adı geçmiyor ve şirkete herhangi bir suçlama yöneltilmiş değil. Düzenleyici kurumlara yapılan bildirimlere göre Seth, 9 Haziran'da şirketten "ailevi nedenlerle" istifa etti. Şirketin mevcut CEO'su David Bauer, Bloomberg'e yaptığı açıklamada Seth'in artık şirketle hiçbir bağının kalmadığını söyledi. Bauer ayrıca Francisco de Borbón'un Blue'da özel danışman olarak görev yaptığını, bu görevin ise şubat ayında sona erdiğini belirtti.

Connecticut merkezli Tuttle Capital Management'ın CEO'su ve yaklaşık 5,3 milyar dolarlık varlığı yöneten Matt Tuttle ise dosyayı şu sözlerle değerlendirdi:

"Öyle bir noktaya geldik ki, yapay zekâ ve veri merkezlerinden söz ettiğiniz anda herkes bu işe girmek istiyor. SPAC dünyasında bugüne kadar pek çok tuhaf olay gördüm ama böylesiyle ilk kez karşılaşıyorum."

Seth'in soruşturma kapsamında ifade vermesi istendi. Ancak avukatları aracılığıyla duruşmanın ertelenmesini talep eden Seth'in mahkemeye eylül ayında çıkması planlanıyor. Seth ayrıca hakkında çıkarılan uluslararası yakalama kararının kaldırılması için de başvuruda bulundu.

Bloomberg'in yorum talebi için gönderdiği çok sayıda e-posta ve telefon çağrısına, ayrıca Newport Beach'teki adresine bırakılan mektuba yanıt vermeyen Seth'in avukatı da konu hakkında açıklama yapmayı reddetti.

De Borbón ise soruşturma kapsamında bir süre İspanya'da tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Onun avukatı da iddialarla ilgili yorum yapmadı.

Yasa dışı örgütler kurumsal yapılar kuruyor

Oxford Üniversitesi’nde küresel güvenlik profesörü olan ve yasa dışı tedarik zincirleri üzerine çalışan Annette Idler’a göre dava, yalnızca ele geçirilen uyuşturucunun büyüklüğü nedeniyle değil; Sánchez’in üst düzey konumu ile yatırım yapılarının, fintech şirketlerinin, kripto paraların ve uluslararası şirketlerin iddia edilen rolleri açısından da özel önem taşıyor.

Idler, “Başarılı yasa dışı girişimciler, suç gelirlerini gizlemek için yasal piyasalara, finans uzmanlarına, lojistik şirketlerine ve kurumsal yapılara ihtiyaç duyar” dedi. “Yasal ve yasa dışı ekonomik faaliyet arasındaki gri alan, gelişmiş suç örgütlerinin en rahat hareket ettiği yerdir.”

İspanya’nın Algeciras Limanı’ndaki operasyon, Mayıs 2021’de 1,6 ton kokainin ele geçirildiği başka bir operasyonun ardından gerçekleştirildi. Yetkililere göre iki sevkiyat da Güney Amerika’dan İspanya’ya meyve ithalatı arasına gizlenerek getirildi ve kokainin toplam piyasa değeri 350 milyon euroyu, yani yaklaşık 400 milyon doları aşıyordu.

Soruşturmacılar daha sonra Sánchez’in kişisel telefon kayıtlarını incelediklerinde, 2020 ile 2024 yılları arasında İspanya’ya 58 ton daha kokain sokulduğu sonucuna vardı. Paris’teki Sciences Po Üniversitesi’nde suç ağları üzerine çalışan Profesör Gabriel Feltran’a göre gram başına ortalama 60 dolarlık fiyat esas alındığında, bu miktarın perakende değeri yaklaşık 3,5 milyar dolara ulaşıyor.

Feltran, giderek daha karmaşık hale gelen aracı ağlarının kokaini hem daha kolay hem de daha ucuz erişilebilir hale getirdiğini, suç gelirlerinin aklanmasını da kolaylaştırdığını belirtti. Bu nedenle benzer olayların artık nadir görülmediğini söyleyen Feltran, “Aracılık mekanizmaları hem üretimdeki hem de tüketimdeki artışı körüklüyor” dedi.