Atatürk 100

Suriye'de evi olanın dönmesi kolay olmayanın zor!

Tarih: 30.07.2026 - 13:29

Haber Resmi

2016’dan bu yana 1 milyon 440 bin 123 Suriyeli ülkesine geri dönüş yaptı. Adeta küçük Suriye olan, Fatih’teki Akşemsettin Caddesi’nde konuştuğumuz göçmenler ise Suriye’de evi sahibi, Türkiye’de kiracı olanların tereddütsüz döneceğini anlattılar. Öte yandan, ülkelerinin yeni halini bilmedikleri için dönmekte karasız kalan göçmenler de vardı

2011 yılında iç savaşın çıkmasıyla ülkesini terk edip Türkiye’ye yerleşen Suriyeli göçmenler memleketlerine dönmeye başladı. Kendilerinin aktardığı üzere, kimisi çoktan gitti kimisi hayatını sıraya sokup dönüş planlarını hazırlıyor. Hikayelerini anlayabilmek için önce verilere göz atmak gerekiyor. Göç İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı 2011 yılında 0’ken, 2012’de yaklaşık 14 bine yükseldi ve 2021 yılında zirveye çıkıp 3 milyon 737 bin 369’a ulaştı. İçişleri Bakanlığı'nın 2 Temmuz verilerine göre Türkiye'de geçici koruma statsüsü altında yaşayan Suriyeli sayısı 2 milyon 251 bin 509. Yine İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre Esad rejiminin sona erdiği 8 Aralık 2024 sonrasında gönüllü geri dönüş yapan Suriyeli sayısı 700 bin 120.

Suriye’yi yeniden inşa edeceğiz

Dönen yüzbinlerce Suriyeli ülkelerinde yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Çünkü kimsinin çocuğu Türkiye'de doğmuş ve Suriyey'yi hiç bilmiyor. Bir başka ifadeyle memleketine yabancı kalmış ve yıllar önce ayrıldığı ülkesinin yeni haline uyum sağlamaya çalışıyor. Onlardan biri de beden eğitimi öğretmenliği mezunu olan, futbol antrenörü Muhammed Abdul Aziz (45).

Üç çocuk babası Abdul Aziz’in çocuklarından ikisi Türkiye’de dünyaya gelmiş. Abdul Aziz geçmişte Rakka’daki Al-Sadd, Al-Furat ve Tel Abyad kulüplerinde forma giymiş. Yaşadığı yer olan Rakka’da iç savaş sırasında durum şiddetlenince 2012 yılında ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etmiş.

“Türkiye’de Şanlıurfa’ya yerleştik. Harran’daki göçmen kampında Gençlik ve Spor Komitesi başkanlığı yaptım. Özellikle yurdundan edilmiş çocukları spor aracılığıyla yaşama bağlamaya çalıştım. Çeşitli spor eğitimlerinin ve turnuvaların düzenlenmesinde rol aldım” diyor.

Geçtiğimiz yılın temmuz ayında Suriye’ye ailesiyle birlikte geri dönen Abdul Aziz, yeni rejimden memnun. Baas rejiminin düşüşünü “mübarek devrim” olarak nitelendiriyor:

“Toplam 13 yılı aşkın bir süre boyunca Suriye’de iç savaş ortamı hakimdi. Milyonlarca yetişmiş insanını yitirmiş bir ülke burası. Elbette halihazırda bulunan imkanlar Türkiye gibi gelişmiş bir ülkeye yaklaşmıyor. Ancak toparlanacak. Biz geri dönmezsek Suriye bir harabe halinde kalmaya devam ederdi. Vatanımıza döndüğümüz için mutluyuz. Onu tekrar inşa edecek olanlar da bizleriz. Türkiye’ye minnettarız. İki çocuğum Türkiye’de dünyaya geldi. Fakat hiçbir şey insanın vatanının yerini tutamaz.”

Göç ettiğimizde oğlum bir aylıktı

Bir başka dönen de 32 yaşındaki Maram Tamer; 2012 yılında Suriye’den Türkiye’ye göç ettiğinde henüz 18 yaşındaymış. “Ailemiz beş kişilik. İki oğlum, kızım, eşim ve ben. Büyük oğlum Suriye’deyken doğdu. Göç ettiğimizde yalnızca bir aylıktı. Hatay’a yerleştik. Oğlum Hatay’da büyüdü. Kızım Hatay’da doğdu ve büyüdü. Eğitim hayatlarına burada atıldılar. Oğlum şimdi lise ikiye, kızımsa beşinci sınıfa geçecek. Depremden sonra Sakarya’ya taşındık. Küçük oğlum Sakarya’da doğdu ve altı aylık.”

Tamer’in kendisi de Türkiye’de açık lisede okumuş, üniversite sınavına girip hedefi olan hemşirelik bölümünü kazanmış. Ancak çocukları olduğundan ve eşinden destek görmediğinden kaydolmasına rağmen eğitimine devam edememiş.

“2025 yılının şubat ayında Türkiye’den Suriye’ye döndük. Şu an İdlib civarında eşimin memleketi olan bir köyde yaşıyoruz. Çocuklarım Türkiye’de büyüdü. Ben de gençliğimi Türkiye’de geçirdim. Tamamen Türkiye’nin adetleri, kültürleriyle şekillendik yani. Burası bize çok yabancı geliyor. Çok zorluk çekiyoruz. Buraya ait hissetmiyoruz. Aslında Suriye bize gerçek gurbet gibi geliyor. Fakat eşim Suriye’ye dönmek istediğinden geri dönmek zorunda kaldık.”

Türkiye’nin izinden gidiyor

42 yaşındaki Ömer El Rıfai, tıpkı Abdul Aziz gibi iç savaşın çetin geçtiği yerlerden biri olan İdlib’ten. 2016 yılında eşi ve dört çocuğuyla beraber Türkiye’ye göç eden El Rıfai, Hatay’a yerleşmiş. Hatay’da meydana gelen depremden sonra Osmaniye’ye taşınmışlar.

Türkiye’de inşaat işçisi olarak çalışan El Rıfai, yevmiye olarak 1500 lira alıyormuş. Geçen yıl Türkiye’ye dönen El Rıfai “Suriye felaketler atlatmış bir ülke. Güzel Türkiye’yle kıyaslanamaz bile” diyor ve ekliyor:

“Neredeyse 14 yıl süren savaşın ardından Suriye ilerleme yoluna girdi. Şimdiden Beşar Esad döneminden daha iyi durumda. Bu yıllar bana kalırsa Suriye’nin kayıp yılları. Ama şükürler olsun ki yeni rejim ilerici. İnsan hayatına değer veriyor. Deyim yerindeyse Türkiye’nin izinden gidiyorlar. Suriye her şeye rağmen bizim ülkemiz ve daha da iyi olacak.”

Kalanlar ne diyor?

Dönenlerin hikayesi böyle... Peki ya kalanlar ne diyor? Çünkü okullar kapandığında dönüş hızlanır yorumları yapılıyordu. İstanbul’da Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı yerlerden birinde, Fatih’teyiz. Akmeşe Caddesi, Suriye’deki bir caddeden farksız. Suriye marketleri, berberi, aktarı, pastanesi, restoranı, kasabı, kahvecisi…

Art arda Suriyelilerin işlettiği dükkanlar sıralanıyor. Suriyeliler bu caddede hem alışverişlerini yapıyor hem de dostlarıyla bir araya geliyorlar. Ülkelerine dönmeyi düşüneneler sorularımıza rahatlıkla cevap verirken, Türkiye’de kalacak olanların genellikle konuşmak istemediğini görüyoruz.

Bludan Market çalışanı 40 yaşındaki Bilal Aljawe 12 yıldır Türkiye’de, 2 aya kalmadan eşi ve çocuğuyla memleketine dönmeyi planlıyor, hatta eşyalarını toplamış bile:

“Savaş çıkmadan Suriye’de iyi bir firmada muhasebeci olarak çalışıyordum, eşimle yeni evlenmiş ve bir hayat kurmuştuk. Yaklaşık 12 yıl önce Türkiye’ye geldik, diğer göçmen dostlarım sayesinde bu bakkal dükkanında çalışmaya başladım. Rejimin değişmesi, ülkede suların durulmasıyla dönüş fikri hemen aklımıza yerleşti, fakat bu kararlar hızla verilmiyor, sonuçta bunca yıldır Türkiye’de yeni bir hayat inşa etmek için uğraştık. Neden dönmek istiyorum diye sorarsanız cevabım çok basit: Şu anda Fatih’te aylık yaklaşık 25 bin TL’ye kirada oturuyorum. Suriye’de ise kendi evim var. Aslına bakarsanız, Suriye’de evi olanlar dönecek, olmayanlar ise Türkiye’de kalacak diye özetlemek mümkün. Suriye’de tadilat yapıp kendi evimizde oturacakken, neden burada kiracı olalım? 9 yaşında bir kızım var, okulu yaz tatiline girdi, biz de eşyalarımızı topluyor, son hazırlıklarımızı yapıyoruz. 2 aya temelli dönüş yapacağız.”

“Suriye’de hasar tespit yapacağım”

51 yaşında, aşçı Muhammed İhsam da Aljawe’yle hemfikir, kendi memleketinde kendi evinde oturmak istediğini anlatıyor, fakat Türkiye’yi terk etmek konusunda hala kararsız:

“13 ve 16 yaşında 2 çocuğum var, ikisi de imam hatipte okuyor. Şimdi okul yaz tatiline girdi, eşim ve çocuklarımla tatilde Suriye’ye gideceğim. 13 yıldır Türkiye’deyim, şu anda Suriye’de hayatı bilmiyorum. Kafamda maaşlar nasıl, hayat nasıl geçiyor, ekonomi ne durumda gibi sorular var. Bunları görmeden temelli dönüş yapamam. Aslında hasar tespiti yapacağım, sonrasında kararımı vereceğim. Memleketimi çok özledim, evimi çok özledim, umarım yeniden orada düzenimi kurabilirim.”

“İstanbul’da işlerim yolunda”

Barber City işletmecisi, 32 yaşındaki kuaför Ali Alahmad ise savaştan önceki yaşamında Suriye’de ekonomik durumu iyi olmadığı için Türkiye’de kalacağını söylüyor ve ekliyor:

“Suriye’de de kuaför olarak çalışıyordum, fakat durumum iyi değildi. Eğer memlekette evim olsaydı dönerdim, fakat kiracıydım. Burada bir berber dükkanı açtım, aylık kiram 28 bin TL. Eşim ve 6 aylık bebeğimle Fatih’te 20 bin TL’ye kirada oturuyoruz. Suriyeli müşterilerim var, işlerim yolunda. Bu sebeple dönüş için bir sebebim yok, fakat dönen birçok aile tanıyorum. Tekstil sektöründeki yavaşlama bu dönüşte çok etkili oldu. Tekstil kötüye gidince, fabrikalarda işten çıkarmalar yaşandı. İşsiz kalan Suriyeliler ise dönmeye başladı.”

“Vatanımla tanışmak istiyorum”

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi 3.sınıf mimarlık öğrencisi, aynı zamanda Rawabi Şam market çalışanı, 23 yaşındaki Moayad Shabakjı Suriye’ye dönmek için çok heyecanlı, okulunun bitmesini bekliyor:

“12 yıldır Türkiye’deyim, yani 11 yaşından beri. Aslında ülkemi tanımıyorum, insan sonuçta vatanıyla tanışmak ister. Okulum seneye bitince, Suriye’ye dönmek istiyorum, çok heyecanlıyım. Memlekette nerede çalışabilirim, nasıl bir hayat kurabilirim diye bakacağım. Şu anda ailem ve kardeşlerimle Fatih’te yaşıyoruz. Önce, anne ve babam dönecek, evin durumunu kontrol edecek, tadilat yapacaklar. Ardından kardeşlerimle ben gideceğiz. Tekrar bir düzen kuracağız.”

“Özlem ve maddi sıkıntılar birleşti”

Abbasoğlu Pastanesi’nde tezgahtarlık yapan 39 yaşındaki Mazin Alkatha ise 12 yıllık aile ve memleket özlemine artık katlanmak istemediğini anlatıyor:

“Türkiye’de iş bulduk, çatı bulduk, çok teşekkür ederim, fakat memleket özlemi artık ağır geliyor. Üstelik anne ve babam da Suriye’de, onlar hiç gelmediler. Ben maddi olarak aileme uzaktan destek olmaya çalıştım. Türkiye’ye ilk geldiğimde yani 12 yıl önce Aksaray’da 1+1 daireye 700 TL veriyordum, aynı daireye şu anda 20 bin TL ödüyorum. Yeme-içme ve ulaşım masrafları da arttı, elbette Suriye’de ekonomik durum şu an iyi değil, fakat Türkiye’de hem özlem hem maddi sorunlar birleşince artık kalma sebebim yok gibi geliyor. Yıl sonunda dönmeyi planlıyorum.”