Atatürk 100

Tarih yeniden yazılabilir: Amazon'un gizlediği devasa antik medeniyet

Tarih: 02.08.2026 - 12:08

Yeni bulgular Amazon'da sömürge öncesi dönemde beklenenden çok daha kalabalık ve gelişmiş bir medeniyetin yaşadığını kanıtlıyor

Haber Resmi

Brezilya, Bolivya ve Peru sınırlarının kesiştiği noktada, balta girmemiş devasa Amazon ormanlarının derinlikleri tarihi yeniden yazabilecek bir gizemi barındırıyor.

Genellikle insan elinin değmediği, vahşi ve salt bir doğa harikası olarak kabul edilen bu bölge, modern teknolojinin yardımıyla sırlarını açığa vurmaya başladı. Araştırmacıların uzaktan algılama cihazlarıyla donatılmış bir uçakla Brezilya'da yaklaşık 4 bin 500 kilometrekarelik bir alanı taraması, orman örtüsünün altında saklanan on binlerce antik yapının varlığına işaret ediyor.

Gizemli geometrik şekiller ve Aquiry medeniyeti

Scientific American'a göre çalışma kapsamında 396 yeni toprak yapı tespit edildi. Bu durum, Güneybatı Amazon bölgesinde bilim insanlarının daha önce tahmin ettiğinden çok daha fazla, toplamda 24 bin ila 30 bin arasında yapının bulunabileceğini gösteriyor. Görüntülerde özellikle "jeoglif" adı verilen gizemli, geometrik toprak tasarımları dikkat çekiyor. Büyüklükleri birkaç futbol sahasına ulaşabilen bu devasa yapılar, M.Ö. 600 ile M.S. 850 yılları arasında Amazon'da yaşamış olan Aquiry medeniyetinin imzasını taşıyor. Araştırmacılar, bu yapıların tam işlevi hala tartışma konusu olsa da festivallere ev sahipliği yapmak gibi kültürel veya törensel amaçlara hizmet ettiğini düşünüyor.

Nüfus tahminleri yeniden şekilleniyor

Helsinki Üniversitesi'nden Martti Pärssinen'in liderliğinde yürütülen ve Nature dergisinde yayımlanan araştırma, bölgedeki jeoglif sayısının beklenenden on kat fazla olduğunu ortaya koydu. Bulunan yapıların sayısı ve dağılımına dayanarak,Aquiry medeniyetinin M.S. 100-300 yılları arasındaki zirve döneminde yaklaşık 3 milyon kişilik bir devasa nüfusa ulaştığı tahmin ediliyor. Bu rakamlar doğrulanırsa, İspanyol ve Portekiz sömürgeciliğinden önce Amazon'da on milyonlarca insanın yaşamış olabileceği gerçeğiyle yüzleşilmesi ve kıtanın toplam nüfus tahminlerinin tamamen baştan değerlendirilmesi gerekecek.

Bilim dünyasındaki tartışmalar

Bu bulgular Amazon'un sadece "dokunulmamış bir doğadan" ibaret olduğu algısını yıksa da, Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Heiko Prümers gibi araştırmacılar çalışmadaki bazı sınırlandırmalara dikkat çekiyor. Prümers, birbirine yakın yapıların tek bir alan olarak mı yoksa ayrı ayrı mı sayıldığının belirsizliğine vurgu yaparak bunun toplam nüfus tahminlerini etkileyebileceğini belirtiyor. Ayrıca, yüksek alan sayısının kalabalık bir nüfustan ziyade, Aquiry halkının sık sık yer değiştirmesinden kaynaklanabileceği ihtimali de tartışılıyor.

Scientific American'a göre tüm bu akademik tartışmaların ötesinde, antik Amazon uygarlıklarının doğayla kurduğu ilişki günümüz dünyasına çok önemli bir ders veriyor. Günümüzde ikonik ormanın yaklaşık üçte biri modern insan faaliyetleri nedeniyle hasar görmüş ve yüzde 17'si tamamen yok edilmişken binlerce yıl önce yaşayan insanların on binlerce jeoglifle toprağı şekillendirirken bile çevreyle kusursuz bir denge içinde yaşadığı görülüyor. Bilim insanları, bu antik kalıntıların bize sadece geçmişi değil, ormanları nasıl sürdürülebilir bir şekilde yönetebileceğimizi de öğretebileceğine inanıyor.