Döviz
Oyunlar
Olmazsa Olmaz
- Hava Durumu
- Sinemalar
- Kimlik Numarası
- Telefon Rehberi
- Emniyet Genel Müd
- Borsa İstanbul
- F5 Haber
- İstanbul Haritası
- Son Depremler
- Milli Piyango
- SGK Kurumu
- TSK
- Vergi Takvimi
- A.Ö.F. Sonuçları
- PTT Hizmetleri
- Vergi Sorgulama
- Memurlar.net
- KamuAjans
- TTNET
- YÖK
- Şehirlerarası Mesafe
- Karayolları Durumu
- Turkcell
- Vodafone
- Türk Telekom
- Para limanı
- Teknoloji Oku
İş Kariyer
Trump saldırıları durdurdu, dengeler değişti: ABD’nin Orta Doğu kalesinde deprem! Kuveyt’te neler oluyor?
Trump’ın İran’a yönelik saldırıları durdurma kararı bölgede diplomasi umutlarını artırırken, savaşın perde arkasında çok daha kritik bir tartışma başladı. İran saldırıları, ABD’nin Orta Doğu’daki en önemli askerî üslerinden birine ev sahipliği yapan Kuveyt’in güvenlik anlayışını sarstı. Peki Washington gerçekten bölgedeki planını değiştiriyor mu?
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik saldırıları durdurma kararı aldığını açıklaması, Orta Doğu’da tansiyonun düşebileceğine ilişkin beklentileri artırdı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran ve bölgedeki bazı ülkelerin bir anlaşmanın ana hatları üzerinde uzlaştığını belirterek, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması ve İran’ın nükleer tehdidinin sona erdirilmesini içeren hızlı bir anlaşma yapılması şartıyla ABD’nin yeni saldırıları askıya aldığını duyurdu. Açıklama, haftalardır bölgeyi sarsan çatışmaların ardından diplomatik çözüm umutlarını yeniden gündeme taşıdı. Ancak çatışmaların sona erebileceğine yönelik bu mesajlara rağmen, yaşanan kriz Körfez ülkelerinin güvenlik anlayışında derin izler bıraktı. Özellikle İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırıları, ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olan Kuveyt’in yıllardır dayandığı savunma modelini yeniden tartışmaya açtı.
BÜYÜK AÇIK ORTAYA ÇIKTI Birinci Körfez Savaşı’nın ardından ABD ile stratejik bir savunma ortaklığı kuran Kuveyt, onlarca yıl boyunca Washington’ın Orta Doğu ’daki en önemli askerî merkezlerinden biri oldu. Binlerce Amerikan askerine, Abrams tanklarına, ağır topçu birliklerine ve bölgesel operasyonlar için kullanılan dev lojistik kapasiteye ev sahipliği yapan emirlik, bu sayede özellikle Irak ve İran kaynaklı tehditlere karşı kendisini daha güvende hissetti. Ancak İran ile yaşanan son çatışmalar, Kuveyt’in yıllardır dayandığı güvenlik modelini tartışmaya açtı. ABD’nin bölgedeki askerî varlığının kapsamını yeniden değerlendirdiği belirtilirken, Kuveyt yönetimi Washington’dan savunma konusunda daha güçlü ve net bir güvence talep ediyor.
İRAN SALDIRILARI KUVEYT'İN KIRILGANLIĞINI ORTAYA ÇIKARDI Wall Street Journal’ın haberine göre İran’ın Kuveyt’e yönelik saldırıları, ülkenin güvenlik hesaplarını değiştiren gelişmeler arasında gösteriliyor. Tahran yönetimi tarafından gerçekleştirilen saldırılarda yüzlerce füze ve insansız hava aracı kullanıldığı, enerji tesisleri, tuzdan arındırma tesisleri, uluslararası havalimanı ve Basra Körfezi’ndeki kritik liman noktalarının hedef alındığı bildirildi. Saldırılar aynı zamanda Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol ihracatını da ciddi şekilde etkiledi. Kuveyt’in günlük yaklaşık 2 milyon varillik petrol ihracatının durması, ülkenin en önemli gelir kaynağını doğrudan tehdit etti. Bu kesinti, küresel petrol arzında da önemli bir boşluk oluşturdu. ABD yönetimi, Kuveyt’te bulunan Amerikan yapımı hava savunma sistemlerinin İran füzelerinin büyük bölümünü engellediğini ve çok sayıda kişinin hayatını kurtardığını açıkladı. Ancak buna rağmen Amerikan tesisleri de saldırıların hedefi olmaktan kurtulamadı. Savaşın en ağır saldırılarından biri sırasında ABD unsurlarına yönelik gerçekleştirilen saldırıda Amerikan askerlerinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu olay, Kuveyt’teki Amerikan askerî varlığının caydırıcılığı konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Kuveyt’in Washington Büyükelçiliği ise saldırıların ardından yaptığı açıklamada, bölgedeki güvenlik ortamının giderek daha karmaşık hale geldiğine dikkat çekti. Büyükelçilik sözcüsü, füze sistemleri, insansız hava araçları ve asimetrik saldırı kapasitesi gibi modern tehditlerin bölgesel güvenlik açısından giderek daha büyük bir risk oluşturduğunu belirtti. Kuveyt’in Amerika Birleşik Devletleri ile yakın iş birliğine bağlı kalmaya devam ettiğini vurgulayan sözcü, iki ülke arasındaki savunma ortaklığının sürdüğünü ifade etti. ABD tarafı da Kuveyt ile ilişkilerin güçlü olduğunu belirterek, emirliğin bölgesel istikrarın sağlanmasında önemli bir ortak olduğunu açıkladı.
İran’ın yıllardır Körfez’deki ABD varlığını sonlandırmak istediğini söyleyen İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, “İran’ın vermek istediği mesaj yalnızca Kuveyt’e değil, Amerikan askerî varlığına ev sahipliği yapan bütün Körfez ülkelerine yönelik. Tahran, ABD’ye sağlanan askerî imkânların ev sahibi ülkeler için de bir bedeli olacağını göstermeye çalışıyor. Böylece Washington ile bölge ülkeleri arasındaki güvenlik bağını zayıflatmayı, üslerin ve hava sahalarının kullanımını sınırlandırmayı hedefliyor” dedi. “Ancak Amerikan askerlerine ev sahipliği yapmak Kuveyt’i otomatik olarak savaşın tarafı hâline getirmez” diyen Toğa, “Sivil havalimanlarının, enerji ve su altyapısının hedef alınması da askerî misillemenin sınırlarını aşan ciddi bir tırmanmadır. Bu yöntem kısa vadede baskı yaratabilir, fakat uzun vadede Körfez ülkelerini birbirine ve ABD’ye daha fazla yaklaştırabilir” ifadelerini kullandı.
‘TEK BAŞINA HAVA SAVUNMASI ARTIK YETERLİ DEĞİL’ “Son saldırılar Körfez ülkelerinin yalnızca pahalı hava savunma sistemlerine güvenemeyeceğini gösterdi. İran’ın çok sayıda düşük maliyetli füze ve İHA’yı aynı anda kullanması, en gelişmiş sistemlerin bile mühimmatını tüketebilir” diyen Oral Toğa, şöyle devam etti: -- Bu nedenle ortak erken uyarı ağı, daha düşük maliyetli İHA önleme araçları, elektronik harp kapasitesi ve yeterli mühimmat stoku önem kazanacaktır. Körfez ülkelerinin birbirinden kopuk sistemler yerine ortak bir hava savunma yapısına yönelmesi beklenebilir. -- Diğer önemli konu kritik altyapının korunmasıdır. Enerji tesisleri, havalimanları, limanlar, iletişim merkezleri ve özellikle su arıtma tesislerinin yedeklenmesi ve güçlendirilmesi gerekiyor. İçme suyunun büyük bölümünü deniz suyunu arıtarak sağlayan Kuveyt açısından su tesislerinin hedef alınması, doğrudan ulusal güvenliği ilgilendiren bir tehdittir. Yeni güvenlik anlayışı, saldırıları önlemenin yanında devletin ve ekonominin saldırı sırasında da çalışmaya devam edebilmesine dayanacaktır.
Karanlık Mod
İnternet Medyası
- Patronlar Kulübü
- Bir Gazete
- Mynet
- Haberler.com
- Onedio
- Acunn
- Sondakika.com
- Haber7.com
- HaberZamanı
- Ensonhaber.com
- İnternetHaber.com
- İto Haber
- CNNturk.com.tr
- Ntvmsnbc
- Ulusalpost.com
- Haberay.com
- Haber3.com
- Haberself.com
- T24.com.tr
- HaberinAdresi.com
- Odatv.com
- Netgazete
- Yeni Mesaj
- HaberAktuel.com
- Gazete Şok
- F5 Haber
- Son Mühür
- Ulu Savunma
Spor Siteleri
- Gazetekeyfi Spor
- İddaa
- SporX.com
- Fanatik
- NTV Spor
- Ligtv
- Fotomaç
- AjansSpor
- Skor Sözcü
- Super FB
- Antu.com
- Fenerbahce.org
- Galatasaray.org
- Webaslan.com
- ultrAslan.com
- GSGazete
- Bjk.com.tr
- Duhuliye
- Karakartal
- Kartalhaber
- Bordomavi.net
- Bordomavi Forum
- Bursaspor
- TransferMarkt
- Fotospor
- SporxTV
- Futbol Arena
- Motorsport
- Türkiye Jokey Kulübü
- Hakemin Sesi
- Sahadan
- Spormax
- Maçkolik
- Bilyoner