Atatürk 100

Trump'tan nükleer masada son dakika resti: Suudiler imzayı attıktan sonra ortaya çıkan İsrail şartı

Tarih: 24.07.2026 - 09:26

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan ile imzalanan sivil nükleer iş birliği anlaşmasını İsrail'in tanınması şartına bağladı. Oysa müzakerelerde normalleşme konusu hiç gündeme gelmemişti. Karar, Kongre ve İsrail lobisinin baskısıyla alınmış olabileceği yorumlarına yol açtı

Haber Resmi

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Suudi Arabistan ile aylardır gizlilikle yürütülen ve çarşamba günü imzalanan sivil nükleer iş birliği anlaşmasını bir sosyal medya paylaşımıyla "İsrail’i tanıma" şartına bağlaması Diploması koridorlarını karıştırdı.

Middle East Eye'ın haberine göre ABD ile Suudi Arabistan arasında Kasım 2025’ten bu yana titizlikle yürütülen sivil nükleer iş birliği müzakerelerinde, Riyad'ın İsrail'i diplomatik olarak tanıması konusunun hiçbir zaman gündeme gelmediği ortaya çıktı.

Konuya yakın üst düzey yetkililer, "Normalleşme hiçbir zaman bir şart olarak listelenmedi. Tek bir kez bile" ifadeleriyle sürecin kapalı kapılar ardındaki seyrini özetledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, gazetecilerin soruları üzerine "Başkan her zaman nihai anlaşmacıdır. Eğer İbrahim Anlaşmaları’na katılmazlarsa, bu anlaşma iptal olur" diyerek Trump'ın tavrını netleştirdi.

Kendi uranyumunu zenginleştirme hakkı

Kamoyuna resmi detayları henüz açıklanmayan "123 Anlaşması"nın, Suudi Arabistan'a kendi topraklarında uranyum zenginleştirme yolunu açacak ortak bir panel kurulmasını içerdiği belirtiliyor. Riyad yönetimi, uranyum zenginleştirmeyi bir egemenlik ve ekonomik bağımsızlık meselesi olarak görüyor.

Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirme yeteneği kazanmasının bölgede yeni bir nükleer yarış tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.

Müzakerelerin bu yönde seyretmesinin Türkiye, Katar ve BAE gibi bölgesel aktörleri harekete geçirebileceği; kendi nükleer programı nedeniyle Batı ile çatışan İran'ın ise konumunu daha da sertleştireceği değerlendiriliyor.

İsrail lobisinin etkisi

Riyad yönetimi, bağımsız bir Filistin devletine giden "geri dönülemez" bir yol haritası oluşturulmadan İsrail ile masaya oturmayacağını defaatle yinelemişti. Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Kasım 2025'teki Beyaz Saray ziyaretinde de iki konu birbirinden ayrı tutulmuş ve ekonomik iş birliğine odaklanılmıştı.

Trump'ın bu ani kararının arkasında, ABD Kongresi'ndeki muhalefeti ve İsrail lobisinin tepkisini yumuşatma çabası olabileceği belirtiliyor. ABD yasalarına göre Kongre'nin anlaşmayı engellemek için 90 günü bulunuyor.

Uzmanlar, Trump'ın Kongre'deki muhalefeti kırmak veya İsrail'in bölgedeki askeri ve nükleer üstünlüğünü koruma taleplerine yanıt vermek adına bu şartı son dakika masaya sürmüş olabileceğini vurguluyor.