Atatürk 100

Uğur Mumcu suikastı 33 yıl sonra yeniden masada! Abi Ceyhan Mumcu "Asıl failler onlar" diyerek işaret etti: "Ayaklarının koptuğunu..."

Tarih: 28.07.2026 - 08:33

Adalet Bakanlığı'nın faili meçhul cinayetlerin yanı sıra 1990'lı yıllarda aydınlatılamayan önemli olaylara ilişkin dosyaları yeniden incelemeye alacağı yönündeki süreçte, gazeteci Uğur Mumcu suikastı da yeniden gündeme geldi. Abi Ceyhan Mumcu "Asıl failler onlar" diyerek, "Süreçten umutluyuz. O dönem faili meçhul olarak kodlanan seri cinayetlerin raftan inmesi aile olarak hepimizi çok sevindirdi" dedi.

Haber Resmi

Adalet Bakanlığı'nın faili meçhul cinayetlerin yanı sıra 1990'lı yıllarda aydınlatılamayan önemli olaylara ilişkin dosyaları yeniden incelemeye alacağı yönündeki süreçte, gazeteci Uğur Mumcu suikastı da yeniden gündeme geldi.

Haber Resmi

Yaklaşık 33 yıl sonra yeniden ele alınması beklenen dosyaya ilişkin açıklamalarda bulunan Uğur Mumcu'nun ağabeyi, hukukçu Ceyhan Mumcu ile emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, suikastın arka planına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

 

Haber Resmi

CEYHAN MUMCU: SANA SUİKAST YAPILABİLİR

Dosyanın yeniden açılacak olmasından memnuniyet duyduklarını belirten Ceyhan Mumcu, olayın aydınlatılması için kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Haber Resmi

Türkiye gazetesinde yer alan haberde Ceyhan Mumcu, "Kardeşim, PKK-İsrail ilişkilerine dair bazı önemli bilgilere ulaşmıştı. İsrail onu tehdit olarak gördü ve doğrudan hedef aldılar. Uğur, bana İsrail Büyükelçisi ile yaptığı görüşmeyi anlattı ve kendisiyle tehdit boyutunda konuştuklarını söyledi. İsrail Büyükelçisi açık bir biçimde 'Üzerimize çok geliyorsun, bu durum daha fazla devam edemez. Sana suikast bile yapılabilir' demiş. Görüşme sonrası kâbus gördüğünü, hatta rüyasında ayaklarının koptuğunu anlatmıştı. Zaten çok sürmedi suikast gerçekleşti" ifadelerini kullandı.

 

Haber Resmi

"TOPLUM AYRIŞTIRILDI, DIŞ İLİŞKİLER DE ZARAR GÖRDÜ"

Suikastın işlendiği dönemin Türkiye açısından kritik gelişmelere sahne olduğunu savunan Ceyhan Mumcu, olayların yalnızca bireysel bir cinayet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

Haber Resmi

"Toplum laik-Müslüman temelinde ayrıştırılmaya çalışılıyordu. Diğer yandan Suriye ve özellikle İran ile ilişkilerimiz oldukça kırılgan hâle gelmişti. Hatta İran Büyükelçiliği basıldı bu sebeple. Uğur ve diğer aydınlar bu kapsamda özellikle seçilmiş isimlerdi. Hem Türkiye'nin sosyal dinamikleri sarsıldı ve ardından 28 Şubat'la yüzleştik hem de Türkiye'nin İran ile olan ilişkileri tarihin en kötü dönemini yaşadı. Bugün geldiğimiz noktada çok daha güçlü bir biçimde Uğur ve o dönem işlenen suikastların arkasında İsrail var diyebiliyorum. İsrail hem iç dinamiklerimiz hem de komşu ülkelerle ilişkilerimizi derinden sarsan etkiler üreten cinayetlerde çok boyutlu bir strateji güttü ve başarılı da oldu diyebiliriz. Dönemin üst düzey bir MİT yetkilisi bana (ismi bizde mahfuz) suikastların İsrail bağıntısını anlattı. Fakat resmî boyutta adım atılmadı, atılamadı. Yapılan terör saldırılarıyla Uğur Mumcu tasfiye edilirken İran ile de ilişkilerimiz kopma noktasına geldi ve toplum ciddi manada ayrıştı."

 

Haber Resmi

"İSRAİL BOYUTU ARAŞTIRILSIN"

Dosyanın yeniden incelenmesinin önemli bir fırsat olduğunu dile getiren Ceyhan Mumcu, soruşturmanın geniş kapsamlı yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Haber Resmi

"Süreçten umutluyuz. O dönem faili meçhul olarak kodlanan seri cinayetlerin raftan inmesi aile olarak hepimizi çok sevindirdi. Öncelikle konu ile ilgili emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş'un dinlenmesini ve İsrail boyutunda yoğunlaşılmasını istiyoruz. Yine dönemin emniyet, istihbarat ve askerî yetkilileriyle de görüşülmeli. Meclis'te kurulan komisyon temsilcilerinin görüşleri de mutlaka alınmalı. Bu noktada o dönem adli raporu düzenleyen Eski Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Koru Fincancı'nın da ifadeye çağrılması gerekiyor. Ailemiz, toplumumuz ve geleceğimiz adına bu süreçten umutluyuz. İsrail Büyükelçisi, Uğur'un öldürülmesinden sonra bana da 'Bizimle uğraşmayın' dedi. Olayların kendileriyle ilişkilendirilmemesi konusunda güvendikleri şeyler var gibiydi. Bugün konjonktür değişti. İsrail boyutunun rahatça sorgulanabilir hâle gelmesi bizim için de önemli."

 

Haber Resmi

ERDOĞAN KARAKUŞ: "TETİKÇİYE DEĞİL, TETİĞİ ÇEKTİRENLERE ODAKLANMALIYIZ"

1990'lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler üzerine değerlendirmelerde bulunan emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş ise dosyaların yeniden açılmasının önemli bir gelişme olduğunu belirtti.

Haber Resmi

"Konu ile ilgili bilgilerime başvurmak istenirse seve seve ilgili makamlarla paylaşırım. Benim edindiğim bilgiler Uğur Mumcu ve diğer aydınların şehit edilmesinde Mossad parmağının olduğu yönünde. O gün yaşanan ve bir biçimde karanlıkta kalan şeyler cesur bir araştırma ile gün yüzüne çıkabilir. Mesela Esenboğa'da o günlerde yaşanan hareketlilik ve karartmalar bu noktada çok önemli. Saldırı öncesi Türkiye'ye gelen Mossad ajanlarının buradaki faaliyetleri ve olay sonrası Tel Aviv uçağına binen ekiple ilgili bilgiler hâlen faili meçhul niteliği taşıyan ve bana göre faili belli suikastların çözümünde kilit rol oynayacak. Hiçbir şey için geç değil. Tetikçiye değil bizim o tetiği çektirenlere odaklanmamız lazım"

 

Haber Resmi

Adalet Bakanlığı'nın yürüttüğü çalışma kapsamında, geçmişte faili meçhul olarak kalan bazı cinayet dosyalarının yeniden incelenmesi planlanırken, Uğur Mumcu suikastına ilişkin dosyanın da bu süreçte yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.