Döviz
Oyunlar
Olmazsa Olmaz
- Hava Durumu
- Sinemalar
- Kimlik Numarası
- Telefon Rehberi
- Emniyet Genel Müd
- Borsa İstanbul
- F5 Haber
- İstanbul Haritası
- Son Depremler
- Milli Piyango
- SGK Kurumu
- TSK
- Vergi Takvimi
- A.Ö.F. Sonuçları
- PTT Hizmetleri
- Vergi Sorgulama
- Memurlar.net
- KamuAjans
- TTNET
- YÖK
- Şehirlerarası Mesafe
- Karayolları Durumu
- Turkcell
- Vodafone
- Türk Telekom
- Para limanı
- Teknoloji Oku
İş Kariyer
Uzmanlar anlattı: Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ABD için neden bu kadar zor?
ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı savaş öncesindeki güvenliğine kavuşturabilmesi yalnızca hava saldırılarıyla mümkün görünmüyor. Bunun için daha büyük bir donanma ve hatta İran'da kara birliklerinin konuşlandırılması gerekebilir
ABD Başkanı Donald Trump aylardır İran'ı Hürmüz Boğazı'nı tamamen yeniden açmaya zorlamak için hava saldırılarından deniz ablukasına, müzakerelerden "bir medeniyeti tamamen yok etme" tehditlerine kadar farklı yöntemlere başvurdu. Ancak uzmanlara göre, dünyanın en önemli enerji koridorlarından biri olan boğazda petrol tankerlerinin savaş öncesindeki yoğunluğuna dönmesi, çok daha büyük bir ABD askeri varlığını, hatta İran topraklarında on binlerce Amerikan askerinin konuşlandırılmasını gerektirebilir.
AP'de yer alan habere göre, İran, ABD kıtasının yaklaşık üçte biri büyüklüğündeki topraklarında gizlediği füze ve insansız hava araçlarıyla Basra Körfezi'ni Hürmüz Boğazı'na bağlayan dar su yolundaki gemileri hedef alma kapasitesini koruyor.
Ortadoğu Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı ve eski Pentagon yetkilisi Jason H. Campbell, AP'ye yaptığı açıklamada "İran onlarca yıldır bu tür asimetrik bir çatışmaya hazırlanıyor. Sanırım şimdi, Reagan'dan bu yana hiçbir ABD başkanının İran'la bu düzeyde bir çatışmaya girmeyi neden tercih etmediğini göstermeye başlıyorlar. Çünkü Hürmüz Boğazı'nı tamamen felç etme kapasitesine sahipler" dedi.
Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koyacağını ve boğazdan güvenli geçiş yapmak isteyen gemilerden ücret alınacağını duyurdu. İran ise dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün kendisinde olduğunu savunuyor. Taraflar son bir haftadır karşılıklı saldırılar düzenlerken, çatışmaların yeniden topyekûn savaşa dönüşebileceği endişesi artıyor.
Trump'ın karşı karşıya olduğu ikilem
Ticari gemi trafiğinin boğazda hâlâ ciddi şekilde aksaması, petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi ve İran'ın geri adım atmaması, Trump yönetimini zor durumda bırakıyor. ABD'de kamuoyunun önemli bir bölümünün savaşa mesafeli yaklaşması ve yüksek akaryakıt fiyatlarının kasım ayındaki ara seçimlerde Cumhuriyetçilere siyasi maliyet yaratabileceği değerlendiriliyor.
Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Ortadoğu Programı'nda araştırmacı ve Florida Uluslararası Üniversitesi öğretim üyesi Eric Lob, "Yönetim durumun kontrol altında olduğunu düşünüyordu. Şimdi ise gerilimin yeniden tırmandığını ve piyasaların buna olumsuz tepki verdiğini görüyor" dedi.
Lob'a göre süreç, "İran'ın ne kadar ekonomik acıya katlanabileceği ile bunun Trump ve Cumhuriyetçiler açısından ne kadar ekonomik ve siyasi maliyet yaratacağı" üzerine bir irade sınavına dönüşmüş durumda.
"Kara gücü olmadan boğazı güvenceye almak zor"
Washington'daki Ortadoğu Enstitüsü'ne katılmadan önce RAND Corporation'da ABD ordusuyla birlikte İran senaryoları üzerine savaş simülasyonları hazırlayan Campbell, bugün sahada yaşananların bu senaryolarda öngörülen gelişmelerle büyük ölçüde örtüştüğünü söyledi.
Campbell'a göre İran, silah üretimini farklı tesislere yayarak olası saldırılara karşı koruma sağlıyor. Ayrıca askeri birlikler çoğu zaman Tahran'dan doğrudan talimat beklemeden hareket edebiliyor ve büyük gruplar halinde konuşlanmadıkları için hava saldırıları beklenen etkiyi yaratmıyor.
"İran'da kara gücü bulunmadan Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin kalıcı şekilde sağlanabileceği bir senaryoyu düşünmek çok zor" diyen Campbell, bunun yalnızca gizlenmiş mühimmat depolarının imha edilmesini değil, yüzlerce kilometrelik kıyı şeridi ile geniş iç bölgelerin kontrol altına alınmasını gerektireceğini belirtti.
Bunun için on binlerce askerin konuşlandırılması gerektiğini ifade eden Campbell, böyle bir operasyonun aylar süreceğini, yüksek maliyet doğuracağını ve Amerikan askerlerinin muhtemel bir gerilla direnişiyle karşı karşıya kalacağını söyledi.
Buna karşın Trump, pazartesi akşamı yaptığı açıklamada "Boğaz açık. Açık kalacak" ifadelerini kullanarak, ABD'nin birkaç ay içinde İran'ın askeri kapasitesini önemli ölçüde zayıflattığını savundu. İran ise Hürmüz Boğazı'na yönelik herhangi bir ABD müdahalesine karşılık vereceğini açıkladı.
ABD'nin kayıp riski artabilir
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiğini güvenli şekilde sürdürebilmenin bir diğer yolu, ABD savaş gemilerinin sivil gemilere refakat etmeye devam etmesi ve bu uygulamanın genişletilmesi. Ancak bunun da önemli maliyetleri ve riskleri bulunuyor.
ABD, 1980'lerde İran'ın Irak'la savaşı sırasında ticari gemileri hedef almasının ardından benzer bir refakat operasyonu yürütmüştü. Washington yönetimi, o dönemde istihbarat, silah ve çeşitli yardımlarla desteklediği Irak lideri Saddam Hüseyin'e dolaylı destek verirken, Amerikan bayrağına geçirilen Kuveyt petrol tankerlerine savaş gemileri eşlik etmişti.
Eski ABD askeri analisti Michael Eisenstadt, bugün benzer bir operasyonun yürütülmesinin 1980'lere kıyasla daha zor olacağını belirtiyor. Eisenstadt'a göre, ABD donanması o döneme göre daha küçük bir filoya sahip ve bu nedenle Hürmüz'de sürekli refakat sağlayabilmek için donanmanın önemli bir bölümünün uzun süreli olarak bölgeye tahsis edilmesi gerekecek.
Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü Askeri ve Güvenlik Çalışmaları Programı Direktörü olan Eisenstadt, İran'ın son yıllarda geliştirdiği insansız hava araçları ve füze kapasitesinin güvenlik ortamını çok daha karmaşık hale getirdiğini söyledi.
Eisenstadt, "Bu planın başarıya ulaşması için gerekirse seyir füzesi ve İHA fırlatma noktalarını etkisiz hale getirmek amacıyla kara birliklerinin konuşlandırılması gerekebilir. Böyle bir durumda ABD askerlerinin kayıp verme riski artar. Aynı şekilde gemilere refakat operasyonları yürütülmesi de Amerikan personeli açısından kayıp ihtimalini yükseltebilir" değerlendirmesinde bulundu.
İran'ın tehditleri bile gemileri rotadan çıkarıyor
Uzmanlara göre, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini aksatmak için İran'ın fiilen saldırı düzenlemesine bile gerek kalmıyor. Tahran'ın tehditleri, birçok geminin geleneksel rotaları kullanmaktan kaçınmasına yetiyor.
Ticari gemiler, İran'ın denize mayın döşemiş olabileceği endişesiyle boğazdaki klasik güzergâhlardan uzak duruyor. İran, gemilerin kendi kıyılarına yakın bir rotayı kullanmasını talep ederken, savaşı sona erdirmeyi amaçlayan geçici anlaşma kapsamında bu geçişlerden ücret alma hakkına sahip olabileceğini savunuyor. Bunun üzerine birçok gemi, ABD'nin insansız hava araçları ve keşif uçaklarıyla gözetim sağladığı Umman kıyıları boyunca uzanan güney rotasını tercih etmeye başladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, Hürmüz Boğazı'ndaki geleneksel deniz yollarında mayın temizleme çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Alternatif güzergâhlar ise açık kalmaya devam ediyor" dedi.
Ancak güney rotası da İran saldırılarını tamamen engelleyemedi. Bunun üzerine ABD ordusu, İran'ın hava savunma sistemleri, radar üsleri, füze ve insansız hava aracı altyapısı ile sürat teknelerini hedef alan operasyonlar düzenledi.
Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü'nde enerji ve denizcilik riskleri üzerine çalışan kıdemli araştırmacı Noam Raydan'a göre ise İran'ın sadece tehditte bulunması bile deniz taşımacılığı üzerinde ciddi caydırıcı etki yaratıyor.
Raydan, "İran'ın insansız hava araçları veya füze fırlatmasına bile gerek yok. Deniz telsizi üzerinden birkaç tehdit mesajı iletmeleri yeterli. Bu bile birçok denizcinin bölgeden uzak durmasına neden oluyor" dedi.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (CSIS) enerji güvenliği uzmanlarından Clayton Seigle ise Trump yönetiminin savaşın ilk döneminde yaptığı askeri koruma vaatlerini hayata geçirmediğini söyledi.
Seigle, "Donanma refakati, ABD savaş gemilerinin daha yoğun kullanımı ya da kara birliklerinin konuşlandırılması gibi adımlar hiçbir zaman atılmadı. Çünkü söylem, Washington'ın göze almaya hazır olduğu risk seviyesinin önüne geçti. Sonuçta ABD, bu tehditleri etkisiz hale getirebilecek ölçekte donanmasını ve diğer askeri unsurlarını bölgeye sevk etmeye hazır değildi" değerlendirmesinde bulundu.
Karanlık Mod
İnternet Medyası
- Patronlar Kulübü
- Bir Gazete
- Mynet
- Haberler.com
- Onedio
- Acunn
- Sondakika.com
- Haber7.com
- HaberZamanı
- Ensonhaber.com
- İnternetHaber.com
- İto Haber
- CNNturk.com.tr
- Ntvmsnbc
- Ulusalpost.com
- Haberay.com
- Haber3.com
- Haberself.com
- T24.com.tr
- HaberinAdresi.com
- Odatv.com
- Netgazete
- Yeni Mesaj
- HaberAktuel.com
- Gazete Şok
- F5 Haber
- Son Mühür
- Ulu Savunma
Spor Siteleri
- Gazetekeyfi Spor
- İddaa
- SporX.com
- Fanatik
- NTV Spor
- Ligtv
- Fotomaç
- AjansSpor
- Skor Sözcü
- Super FB
- Antu.com
- Fenerbahce.org
- Galatasaray.org
- Webaslan.com
- ultrAslan.com
- GSGazete
- Bjk.com.tr
- Duhuliye
- Karakartal
- Kartalhaber
- Bordomavi.net
- Bordomavi Forum
- Bursaspor
- TransferMarkt
- Fotospor
- SporxTV
- Futbol Arena
- Motorsport
- Türkiye Jokey Kulübü
- Hakemin Sesi
- Sahadan
- Spormax
- Maçkolik
- Bilyoner